YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4746
KARAR NO : 2021/4532
KARAR TARİHİ : 27.05.2021
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.07.2018 tarih ve 2017/531 E. – 2018/556 K. sayılı kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.07.2019 tarih ve 2018/2452 E. – 2019/1554 K. sayılı kararı davacı vekilince temyiz edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen temyiz dilekçesinin reddine dair 09.10.2019 tarihli ek kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. …ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Mersin 7. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1671 Esas sayılı dosyasında takip konusu senetler üzerinde “bu senet arsa karşılığında verilmiştir” ibaresinin bulunduğunu, senetlerin teminat niteliğinde olduğunu, kambiyo niteliği taşımadığını, Selahattin ve …’ın davacıya arsa temin etmek üzere taahhütte bulunduklarını, bunun karşılığında senetlerin teminat olarak verildiğini, vaad edilen arsanın müvekkiline temininin yerine getirilmediği halde her iki senedin … tarafından icraya konulduğunu, Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 11.03.2013 tarih 2013/1505 Esas 2015/8638 Karar sayılı kararı ile takibin aynı nedenle iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, takip alacaklısının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, Mersin 7. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1671 Esas sayılı dosyasındaki takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalının %20 kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, icra takibine konu senet tutarının 300.000,00 TL olduğunu, davacının eksik harcı tamamlaması gerektiğini, müvekkilinin takip konusu senette ciro yolu ile hamil olduğunu, davanın lehtara karşı yöneltilmesi gerektiğini, senet üzerindeki arsa karşılığında alım için verildiğine ilişkin ibarenin ancak senedin ihdas nedenine ilişkin olabileceğini, Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin kararında 08.08.2011 düzenleme tarihli senet yönünden takibin iptaline, 25.07.2011 düzenleme, 25.08.2011 vadeli senet yönünden ise takibin devamına karar verildiğini, kararın bu şekilde kesinleştiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca dava ve takip konusu bono üzerindeki “Arsa ticareti için verilmiştir.” yazısı ve davalının beyanları nedeniyle senet metninin talil edildiği sonucuna ulaşılamadığı, İcra Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçen kararı ile davaya konu bononun şarta bağlı kabul edilmediği ve takibin devamına karar verildiği, bu hali ile ispat yükünün yer değiştirmediği, davacının takip konusu senedin teminat senedi olduğunu yazılı delil ile ispatlayamadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ve katılma yolu ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, 09/10/2019 tarihli ek karar ile de davacı vekilinin temyiz dilekçesini temyiz süresi geçtikten sonra sunduğu gerekçesiyle HMK.nın 366 maddesi delaletiyle HMK.nın 346/1 maddesi uyarınca davacının temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Bölge adliye mahkemesince, kararın davacı vekiline 26.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, HMK.nın 361/1 maddesinde belirtilen temyiz süresinin 09.09.2019 tarihinde sona erdiği, ancak davacı vekilinin temyiz dilekçesini 25.09.2019 tarihinde temyiz süresi geçtikten sonra gönderildiği gerekçesiyle HMK.nın 366 maddesi delaletiyle HMK’nın 346/1 maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de, anılan tebligat davacı vekilinin stajerine yapılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 07.02.2019 tarih 2017/2-1287 Esas ve 2019/90 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere avukat stajerine yapılan tebligatın usulüne uygun yapıldığından bahsedilemez. Bu nedenle bölge adliye mahkemesince verilen temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının bozulup kaldırılmasına karar verilmiş ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının esasının incelenmesine geçilmiştir.
2- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın bozulup kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.05.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.