Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/17639 E. 2020/14476 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17639
KARAR NO : 2020/14476
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 160/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 80,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair …Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2019 tarihli ve 2018/248 esas, 2019/2008 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/04/2020 gün ve 94660652-105-38-5487-2020 Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/05/2020 gün ve 2020/48030 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın üzerine atılı kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçunun şikâyete tâbi suç olması itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/1-a maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı, karar tarihinde yurürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesindeki “(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre, mahkeme tarafından yapılır.” şeklindeki hüküm gereğince usulüne uygun olarak uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tüm dosya içeriğine göre, 22.06.2017 günü çalınan katılana ait cep telefonunun sanık … tarafından ertesi gün tanık
…’e satıldığı ve HTS kayıtlarına göre de suça konu cep telefonunun çalındıktan sonra ilk kez ertesi gün saat 21:58’de tanık….adına kayıtlı hat takılarak kullanıldığı olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu cep telefonunu açık kimlik bilgilerini ve adresini bilmediği İbrahim isimli birinden aldığını ve bu kişinin suça konu telefonun kendisine ait olduğunu belirterek satmak için kendisinden yardım istemesi üzerine suça konu telefonu ….’e sattığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan aynı Kanun’un 160/1. maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 07/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.