YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9060
KARAR NO : 2013/14457
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurumca yapılan haciz nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 6183 sayılı Kanun’un 79.maddesine göre tebilğ edilen üç adet haciz bildirilerine (7) günlük sürede itiraz etmemesi nedeniyle zimmetinde kabul edilen Kurumun prim alacağından davacının sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, haciz ihbarnamelerinin matbu olduğu ve Kurumun bu borçlar nedeniyle davacıyı sorumlu tuttuğuna dair muaraza bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
6183 sayılı Yasa’nın 79.maddesinin 3.fıkrasına göre haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.
6183 sayılı Yasa’nın 79.maddesinin 4.fıkrasına göre herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır.
Somut olayda, Kurumun davacıya 6183 sayılı Yasa’nın 79.maddesine göre düzenlenen (3) adet haciz bildirisi tebliğ ettiği, davacı Banka’nın haciz bildirilerine (7) gün içerisinde yanıt vermediği, davacı Banka’nın 6183 sayılı Yasa’nın 79.maddesinin 4.fıkrasına göre eldeki davayı açarak haciz bildirilerinde adı geçen (3) ayrı şirketin Banka’da hak ve alacağı olmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitini istediği, davacı Banka’ya tebliğ edilen haciz bildirileri 6183 sayılı Yasa’nın 79.maddesine uygun olup haciz bildirisinin Banka’ya tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı bildirimde bulunulması
gerektiği ve süresinde itiraz edilmemesi halinde malın elinde ve borcun zimmetinde sayılacağı ihtarını havi olduğu ve bu haliyle hukuki sonuç doğurması nedeniyle davacı Banka’nın eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan mahkemece Kurumun bu borçlar nedeniyle davacıyı sorumlu tuttuğuna dair muaraza bulunmadığı kabul edilmiş ise Kurumun davacı Banka’ya karşı zimmetinde sayılan Kurum alacağı nedeniyle takip yapıp yapmadığı veya Kurum alacağını asıl borçlulardan tahsil edip etmediği yönünde bir araştırma da yapılmamıştır. Kurumun 10.01.2013 tarihli yanıtında Kurum alacağının davacı Banka’nın zimmetinde sayıldığı ancak bununla ilgili bir işlem yapılmadığı belirtilmiş ise de bu beyan Kurumun daha sonra takip ve tahsil yapmasına engel olmadığı gibi Kurum alacağının davacının zimmetinde sayılması dahi eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunduğu sonucunu doğurur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular çerçevesinde davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.