YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5577
KARAR NO : 2021/4175
KARAR TARİHİ : 28.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17.07.2018 tarih ve 2015/859 E- 2018/830 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 07.05.2020 tarih ve 2018/2374 E- 2020/466 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada müvekkilinin alacağına karşılık dava dışı Topsan Şirketinden teslim aldığı çeklerin 01.04.2015 tarihinde çalındığını ve zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, çekler ile ilgili ödeme yasağı kararı verildiğini, davalı tarafça … seri numaralı çek için İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün 2015/29067 E. sayılı dosya ile takibe geçildiğini, davalının meşru hamil olmadığını, bu nedenle takip dosyasına yatırılan veya yatırılacak olan bedellerin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatına, % 20’den az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise aynı nedenlerle … seri numaralı çek için yapılan İstanbul 20. İcra Müdürlüğü’nün 2015/29067 sayılı takip dosyasına yatırılan veya yatırılacak olan bedellerin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdatına ile % 20’den az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin çekleri ciro silsilesi içinde iktisap ettiğini savunarak davaların reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davalarda davalının çekleri kendisinden önceki ciranta olan Topsan Şirketi ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden aldığını bildirmediği gibi beyaz ciro ile üçüncü bir başka kişiden aldığını da bildirmediği, davacı tarafın ise kendi ve ciranta Topsan Şirketi defterinden ticari ilişkiye istinaden çekleri aldığının anlaşıldığı, bu halde asıl ve birleşen davada davacının yasal hamilken çekleri zayi ettiğini ispatladığına göre asıl ve birleşen davada davalının iyiniyet iddiasında bulunabilmesi açısından çekleri kimlerden ne şekilde aldığını bildirmesi gerektiği, ancak aydınlatıcı bilgi sunulmadığı bu halde asıl ve birleşen davada davalının iyiniyetli sayılamayacağı gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların kabulüne, davalara konu çeklerin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, çek istirdatı davalarında davacının çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davalara konu çeklerin davacının rızası dışında elinden çıktığının kabulü gerektiği, davacının rıza hilafına elinden çıkan çeklerin davalı tarafından bilerek veya ağır kusurlu olarak iktisap edildiğinin ispat edilememesi nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 9,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına,
28.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.