Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3019 E. 2021/4236 K. 29.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3019
KARAR NO : 2021/4236
KARAR TARİHİ : 29.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.03.2018 tarih ve 2016/1279 E. – 2018/179 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.05.2019 tarih ve 2018/1789 E. – 2019/637 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı şirketlerin Aydınlı-Metal Yapı-Arke-Vizyonlife Adi Ortaklığı’nın adi ortaklarından ikisi olduğunu, adi ortaklık ile davalı şirket arasında 09.02.2013 tarihinde Koru Florya Projesi Beyaz Eşya Ankastre cihazları tedarik sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmeye göre davalı şirketin beyaz eşya ve ankastre cihazların temini işini üstlendiğini, sözleşme devam ederken davalı şirketin adi ortaklığa karşı İstanbul 18. İcra Dairesi’nin 2016/36012 esas sayılı dosyasından cari hesap alacağı adı altında icra takibi başlattığını, her bir adi ortağa ayrı ayrı ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrine davacı şirketler tarafından sehven itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, haciz baskısı altında dosya borcunun tamamının ödendiğini, adi ortaklığın borcunun bulunmadığını iddia ederek davacıların davalıya borcunun bulunmadığının tespitine ve kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, adi ortaklık tarafından üçüncü kişiler aleyhine açılacak davaların, bütün ortaklar tarafından açılması gerektiği, ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğu, davaya katılmayan adi ortaklar bakımından taraf ehliyetindeki eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa süre verildiği, ancak davacı tarafın süresinde bu eksikliği gideremeyeceğini beyan ettiği ve gidermediği gerekçesiyle davanın, dava ehliyetine yönelik dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davanın adi ortaklardan ikisi tarafından açıldığı, diğer ortakların davaya katılması için verilen kesin sürede taraf teşkilindeki eksikliğin giderilmediği, bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353-b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacılardan harç alınmasına yer olmadığına, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.