Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/6379 E. 2013/14518 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6379
KARAR NO : 2013/14518
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/11/2008-31/05/2010 tarihleri arasındaki dönemde aldığı maaşlardan dolayı davalı Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, boşandığı eşi ile yeniden evlenen davacı hakkında davalı kurum tarafından bağlanan ve 01/11/2008-31/05/2010 tarihleri arasında ödenen ölüm aylığının 5510 sayılı Yasanın 56/2. fıkrası uyarınca iadesine ilişkin işlemin iptali ile belirtilen dönemde davacının davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96’ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, 03/11/2004 kesinleşme tarihli ilam ile eski eşinden TMK.nun 166/3. fıkrası uyarınca anlaşmalı olarak boşandığı, yaptığı başvuru sonucunda davalı kurum tarafından ölüm aylığına bağlandığı, boşandığı eşi ile 03/05/2010 tarihinde yeniden evlendiği anlaşılmış, davacı hakkında başlatılan tahkikat sonucu düzenlenen 03/09/2010 tarihli kontrol memuru raporuna göre; çevre araştırmasında; davacı ve boşandığı eşinin çocukları ile birlikte 5-6 ay kadar … Mahallesi 107. sokak no:71/4 Merkez/Afyonkarahisar adresinde kaldıkları, yaklaşık bir yıl önce … Mahallesine taşındıkları tespit edilmiş olup, Kanlıca mahallesinde yapılan incemede davacı komşularından sorulduğunda, davacı ve boşandığı eşinin sürekli bu adreste yaşadıklarını, hiç ayrılmadıklarını, evin davacı ve eski eşine ait olduğunu beyan ettikleri, davacının boşandığı eşi … ise, belirtilen adreste davacı ile evlendikten sonra birlikte yaşamaya başladıklarını,öncesinde ayrı yerlerde yaşadıklarını ifade ettiği; … Mahallesi Muhtarı
…’nin ise davacı ve boşandığı eşinin 4-5 yıldır aynı evde yaşadığını yaptığı çevre araştırması ile tespit ettiğini kontrol memuruna bildirdiği görülmüştür. Yargılama aşamasında Nüfus Müdürlüğünde mevcut adres hareketlerinden davacının 26/02/2007-19/10/2010 tarihleri arasında boşandığı eşi ile aynı adreste kayıtlı olduğu, kontrol memuru raporundan sonra 19/10/2010 tarihinde yerleşim yerini … Mahallesine naklettiği görülmüş, mahkeme huzurunda dinlenen Kanlıca mahallesi muhtarı …’nin kontrol memuruna verdiği beyanı tekrar ederek, kendisine davacı ve eşi hakkında bilgi veren ve onlarla aynı sokakta yaşayan kişinin kimliğini husumet oluşmaması için saklı tuttuğunu beyan etmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda denetim sırasında yapılan çevre soruşturması sonucunda elde edilen bilgiler, davacı ve boşandığı eşi ile arasında husumet iddiası bulunmayan mahalle muhtarı …’nin mahkeme huzurunda da tekrar ettiği beyanları ile İlçe Nüfus Müdürlüğünden alınan adres hareketleri birlikte dikkate alındığında; davacı ve eski eşinin boşanma sonrasında da aynı adreste birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup, 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden davanın reddi gerekirken, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.