Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/277 E. 2012/6050 K. 21.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/277
KARAR NO : 2012/6050
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile …. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair…Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 11.10.2011 gün ve 1100/819 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılara murisleri …’den intikal eden taşınmazın kadastro çalışmalarında davacıların köyde bulunmaması nedeniyle davalı …adına 129 ada 11 parsel olarak tespit ve tapuya tescil edildiğini açıklayarak, davalı üzerindeki kaydın iptali ile …. mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Pembe Akgül 22.02.2011 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kendisine annesi …den miras yolu ile intikal etiğini, 65-70 yıldan beri zilyetliği altında bulunduğunu, davacılara bu taşınmaz karşılığında aynı köyde aynı mevkide verilen bir tarla nedeniyle davacıların herhangi bir hakları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmaz davacılar murisi ….’e ait olup kadastro çalışmalarında davalı adına tespit ve tapuya tescil edildiğinden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muristen intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddeleri gereğince açılan mülkiyetin aktırılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava konusu 129 ada 11 parsel senetsizden tarla vasfı ile davalı adına 06.09.2000 tarihinde tespit edilmiş, kadastro tutanağının 05.01.2011 tarihinde itirazsız olarak kesinleşmesi üzerine tapuya tescil edilmiştir. 28.09.2011 tarihinde taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi taşınmazın ortak muris ….tan kaldığını ancak mirasçılardan hangisine ait olduğunu bilmediğini ve davacı tanığı taşınmazın …’e ait olduğunu bildirmişken, davalı tanığı taşınmazın tarla olmayıp mera vasfında olduğunu ve taraflar arasında yapılan bir taksimden haberdar olmadığını bildirmiştir. Aynı keşifte dinlenen uzman ziraat mühendisi bilirkişi Beyazıt Uzun 03.10.2011 tarihli raporunda ”.. söz konusu parsel tarla tarımında kullanılabilecek özelliklere sahip kıraç az verimli bir tarım arazisidir. Özellikle bağcılık yapılmaya uygun bir alandır. Tarımsal faaliyette kullanılabilecek toprak yapısı ve diğer özelliklere sahip olduğu halde; taşınmaz sahipleri tarafından uzun yıllarca ( en az 25-30 yıldır) ekilip biçilmediği görülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir. Zilyetlikle bir yerin edinilmesi için aralıksız, çekişmesiz malik sıfatıyla 20 yıllık kazanmayı sağlayan zilyetlik süresi yanında taşınmazın aynı zamanda nitelik itibariyle kazanmaya elverişli yerlerden olması, 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca orman niteliğinde ve TMK. nun 715, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi kapsamında kalan yerlerden bulunmaması gerekir. Somut olayda, tespit tarihine göre 15-20 yıllık ekip biçmeme süresi oldukça uzun bir süre olup, herhangi bir haklı neden ileri sürülmeden taşınmazın bu kadar süre ekilip biçilmemesi sonucunda iradi terkin gerçekleştiğinin kabulü ile davacılar yönünden zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğinden davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Kabule göre de, davalı tanığı …keşif sırasında yukarıda anlatıldığı üzere dava konusu taşınmazın öncesinin tarla olmayıp mera olduğunu bildirdiği halde mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamış olması da doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı …nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve istek halinde 18,40 TL peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.