YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5085
KARAR NO : 2012/6009
KARAR TARİHİ : 21.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ve müşterekleri ile İkramiye Köyü Tüzel Kişiliği ve Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 27.01.2012 gün ve 400/29 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak vekil edenleri adına kayıtlı 104 ada 6 parsel sayılı taşınmaza bitişik olan ve kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın müvekkilleri adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı köy tüzel kişiliğini temsilen köy muhtarı, duruşmada, davayı kabul ettiğini taşınmazın davacılar murisine aitken ölümü ile davacılara kaldığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 28.11.2011 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 66,48 m²’lik taşınmaz bölümünün mirasçılık belgesindeki payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere ve kural olarak; köy muhtarının köy adına 442 sayılı Köy Kanunu hükümleri uyarınca davayı kabul yetkisi bulunmamaktadır. Öte yandan, davacılar adına kayıtlı nizasız 104 ada 6 parselin kadastro tespiti 01.03.2005 tarihinde yapılmıştır. Eldeki dava harcı alınarak 01.08.2011 tarihinde açılmıştır. Tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten sonraki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılması halinde, kural olarak taşınmaz üzerinde zilyetliğin kurulduğu tarihten itibaren kazanma süresi ve koşullarının başlatılması ve diğer şartların varlığı halinde davanın kabul edilebilmesi için tespit dışı bırakılma tarihinden dava tarihine kadar en az 20 yıllık sürenin geçmiş olması gerekir. Tespit öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tescil davalarında ise tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde açılan davalarda, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin, kazanma bakımından nazara alınacağı kuşkusuzdur. Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün, 2002/8-141 Esas, 2002/132 Karar sayılı hükmünde de belirtildiği gibi, tespit dışı bırakma tarihi, bitişik ya da komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağının düzenlendiği tarihtir.Davaya konu paftasında yol olarak gösterilen ve teknik bilirkişinin krokisinde A harfi ile işaretli yer için tespit öncesi iddialar bakımından makul süre geçmiş, tespit sonrası sebep için 20 yıllık süre dolmamıştır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.