Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/7244 E. 2012/8206 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7244
KARAR NO : 2012/8206
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibe, borca ve faize itiraz

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Borçlu vekili şikayetinde; müvekkili Sümer Holding A.Ş. aleyhine başlatılan icra takibinde gönderilen örnek 4-5 icra emrine Isparta İş Mahkemesinin 2007/424 Esas 2008/286 Karar sayılı kararında belirtilen brüt alacakların konu edildiğini, net tutarların hesap edilerek icra takibine konu edilmesi gerektiğini, bu durumda fazladan faiz, icra harcı ve icra vekalat ücreti ödenmesinin söz konusu olacağını, icra emrinde faiz türlerinin ve faiz oranlarının belirtilmemiş ve faizlerin fahiş olduğunu ileri sürerek öncelikle borca, takibe ve faize itirazları nedeniyle takibin iptaline, bu mümkün olmadığı takdirde yaptırılacak hesap incelemesi sonucunda çıkacak net alacak tutarları üzerinden takibin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94, 61, 103 ve 104. maddeleri gereğince, ücretten kesilmesi gereken vergiler ve sigorta primlerinin, ilgili kamu idaresine ödenmesi zorunluluğu borçlu işverene aittir. Bir başka deyişle alacaklı, ilam konusu bedelden bu kesintilerin düşülmesinden sonra kalan net miktar için ilamlı takip yapabilir. Ancak ilamda açıkça net olduğu belirtilmemiş ise bunun da brüt miktar olduğunun kabulü gerekmektedir.
Ayrıca takibe dayanak yapılan ilamda, hükmedilen bir kısım işçi alacaklarına en yüksek işletme kredisi faizinin, kıdem tazminatı alacağına mevduata uygulanan en yüksek faiz ve ihbar tazminatına da yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Kararın uygulanması gereken kısmı hüküm fıkrasıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, tarafların bildirdiği bankalardan hakkın doğduğu tarihten itibaren, birer yıllık devreler halinde bankalarca fiilen uygulanan en yüksek işletme faiz oranı ile mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının “sorulması” ve hakkın doğduğu tarihden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarlarının bilirkişi raporu ile belirlenmesi şeklinde olacaktır.
O halde taraflarca bildirilen bankalardan fiili uygulamaları gösteren faiz oranları sorularak dosya içine konulduktan sonra alacak kalemlerinin açıklandığı gibi net miktarının bulunup kıdem tazminatına bildirilen banka faizlerinin ve ihbar tazminatına da yasal faiz, diğer işçi alacaklarına da en yüksek işletme kredisi faizi uygulanarak Yargıtay denetimine elverişli şekilde rapor hazırlanması için bilirkişiye başvurularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme yapılarak yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.