Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2021/3762 E. 2021/6970 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3762
KARAR NO : 2021/6970
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasanın 141. ve CMK’nın 34. ile 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısı ile herkesi ikna edecek ve denetim mahkemesine imkan tanıyacak biçimde gerekçeli olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapabilmesi için, kararın dayandığı tüm olguların, bu olgular değerlendirilerek mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi beyanın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesinde gösterilmesi ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç olarak kabul edildiği açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Orman muhafaza memurlarınca düzenlenen 07.10.2011 tarihli tutanağa istinaden sanık hakkında dava konusu yere ilişkin 30.11.2011 tarihli iddianame ile; 27.04.2012 tarihli tutanağa istinaden ise 17.05.2012 tarihli iddianame ile kamu davasının açıldığı; sanığın dava konusu yayla evi yaptığı yere ahır yapmak suretiyle halen kullanmaya devam ettiği, işgal ve faydalanma suçunun temadi eden suçlardan olduğu ve 30.11.2011 tarihli iddianame ile hukuki kesintinin gerçekleşmiş olduğu hususlarının tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin iki ayrı işgal ve faydalanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanık hakkında TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek bir mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının infazı kabil kesinleşmiş mahkumiyet hükmü niteliğinde olmadığı gözetildiğinde, suça konu yerdeki yapıların müsaderesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,yargılamanın sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.