YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10831
KARAR NO : 2010/6974
KARAR TARİHİ : 10.06.2010
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğeri aleyhine 17/11/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; a)Dava, haksız eylem niteliğindeki aşırma (intihal) nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda Fikir ve Sanat Eserleri Yasası’nın 68. maddesinde düzenlenen maddi tazminatın, olası telif ücretinin 3 katı kadar olacağı değerlendirilmiş; ancak, bu değerlendirmenin hangi yılın ölçü alınarak yapıldığı tartışılmamıştır.
Bu durumda, yeniden bilirkişi raporu alınarak, aşırmaya konu olan makalelerin yayımlandığı 2003 yılı uygulamaları ölçü alınmak suretiyle telif ücretine ilişkin mali tazminat belirlendikten sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b)Davalıların, ıslah dilekçesine karşı süresi içinde verdikleri dilekçe ile ileri sürdükleri zamanaşımı def’i konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de; aşırılan makalelerin yayımının 2003 yılında da devam ettiği anlaşıldığından, davalıların zamanaşımı def’i yerinde bulunmamıştır. Ancak 2003 yılı esas alınarak maddi tazminat belirleneceğinden kabul edilecek tazminata 2003 yılından itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, 2002 yılından itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.