Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2021/239 E. 2021/3537 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/239
KARAR NO : 2021/3537
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Arazi niteliğindeki …. İlçesi, … Mahallesi … ada … parsel (eski … parsel) sayılı taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Bozma sonrası alınan 27.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda 1. yıl buğday ve 2. ürün olarak mısır ile 2. yıl yer fıstığı münavebesi uygulanarak tespit edilen m2 birim bedeline %10 oranında objektif değer artışı uygulanarak 17,47-TL/M2 değer biçildiği halde, hükme esas alınan 06.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda 1. yıl mısır ve 2. yıl yer fıstığı münavebesi uygulanarak tespit edilen m2 birim bedeline %100 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle 33,07-TL/M2 değer biçildiği anlaşıldığından; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ek rapor alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru olmadığı gibi;
2- Anayasa Mahkemesinin 27/11/2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas – 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden,
Hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 17/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.