YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5054
KARAR NO : 2021/4112
KARAR TARİHİ : 27.04.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/11/2018 tarih ve 2018/53 E.- 2018/1331 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 23/10/2019 tarih ve 2019/589 E. – 2019/1444 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı … ile davalı arasında kredi sözleşmesinden kaynaklı ihtilaf ile ilgili Letonya Ticari Bankalar Birliği Tahkim Mahkemesi tarafından 27.04.2015 tarihinde 4000374639 sayılı kararın verildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini belirterek, kesinleşen kararın davacı … lehine tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, tenfize konu edilen kararda davalının savunma hakkının kısıtlandığını, verilen kararın adil yargılama ilkelerine uygun olmadığını, kararda davalı ile ilgili usuli eksikliklerin kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve tenfiz istemi koşullarının gerçekleşmemiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne ilişkin kararın istinaf incelemesi sonucunda Bölge adliye mahkemesince verilen kararın kaldırılması ile eksik hususların tamamlanmasına dair kararına uyularak yapılan yargılama sonunda,davacı tarafın tenfize konu ettiği Letonya Ticari Bankalar Birliği Tahkim Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada davalı tarafa Letonya mevzuatına uygun tebliğ işlemi yapılmadığı, tebliğ işleminin mutlaka tahkimin cereyan ettiği yer hukuku çerçevesinde ve usulü dairesinde yapılmasının zorunlu olduğu ancak tebliğ işleminin DHL firması aracılığı ile ve kurye vasıtasıyla davalı ile ilişkisi de tespit edilemeyen VOROBEVA DARIA isimli şahsa yapıldığı, söz konusu tebliğ işleminin Letonya Tebligat Kanunun 31. maddesine açıkça aykırı olduğu, yapılan yargılamadan davalının usulüne uygun haberdar edilmediği, bu kapsamda davalının hukuki dinlenilme hakkı ile adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edildiği, söz konusu ihlallerin kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenlerle davacı tarafından açılan tenfiz davasının 5718 sayılı MÖHUK 62/1-ç-d maddeleri gereğince hukuki dinlenilme hakkı ile adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edildiği, söz konusu ihlallerin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle reddine karar vermiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yolına başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tenfize konu Letonya Ticari Bankalar Birliği Tahkim Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada tahkim mahkemesinde görülen davalarda tebligatların ne şekilde yapılacağının Letonya mevzuatında yer alan Tebligat Kanununun 31. maddesinde düzenlendiğini ancak tebliğ işleminin DHL Firması aracılığı ile kurye vasıtasıyla davalı ile ilişkisi de tespit edilemeyen başka şahsa yapıldığından Letonya Tebligat Kanununun 31. maddesine açıkça aykırı olduğu,
Yapılan yargılamadan davalının usulüne uygun haberdar edilmediği, bu kapsamda davalının hukuki dinlenilme hakkı ile adil yargılanma hakkının açıkça ihlal edildiği, söz konusu ihlallerin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Tarafların serbest iradeleri ile ihtilafın çözümünü yabancı bir otoriteye bırakmakla o otoritenin usul hukukunun uygulanmasını da kabullenmiş oldukları tarafların kabulündedir. Tenfizi talep edilen karara uygulanacak Letonya Tahkim Kanunun 31. bölüm “tahkim mahkemesi tebliğatları ve usuller” başlıklı olup tebliğatın yapılış şekliyle ilgili 5 maddeden oluşmaktadır. Kanunun bu bölümünün tüm maddeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira 1. madde “Tahkim mahkemesi tarafından hazırlanan belgeler (ara kararlar, kararlar, ihtarlar..vs) posta yada elektronik posta yoluyla gönderilir. Bir tarafça tahkim mahkemesine sunulmak için hazırlanan ve sunulan herhangi bir belge (dava beyanı, davaya cevap … vs. gibi), eğer tahkim mahkemesi usul kurallarında belirtilmişse diğer tarafa posta yada elektronik posta yoluyla tebliğ edilir ya da bu belgelerin tahkim mahkemesi tarafından tebellüğ edildiğini ve bunların tebellüğünün sonuçlarını diğer tarafa bildirilir.” şeklinde olup 5. madde ise “Bu maddenin birinci fıkrasında sözü edilen belgeler, muhataba şahsen teslim ve ibraz edilmek kaydıyla, düzenlenme tarihinde teslim alınmış sayılır. Belgelerin posta ile gönderilmeleri halinde, gönderilmelerinden itibaren yedinci günde teslim alındıkları kabul edilir, ancak elektronik posta ile gönderilirlerse gönderildikten sonra iki iş günü içerisinde teslim alındıkları kabul edilir.”şeklindedir.
Kanun maddeleri bir bütün halinde yorumlandığında 5. madde, yapılacak tebliğatın şekline göre tebliğin hangi tarihten itibaren başlayacağına dair bir hüküm olup tebliğin muhataba bizzat yapılacağına dair bir ibare değildir. Zira bu madde önceki maddelerle birlikte değerlendirildiğinde tebliğatın e-mail veya posta yolu ile yapılabileceği anlaşılmakta olup, davaya konu Letonya Tahkim mahkemesi kararınında posta yolu ile yapıldığı ve Kanunun 31. bölümüne uygun olduğuda tahkim mahkemesince kabul edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen kefalet sözleşmesinin 23. maddesi “İşbu sözleşmede diğer bir şekilde belirtilmemiş ise herhangi bir yazılı bildirimin tarafların yetkili temsilcilerine teslim edilmesi ya da yazılı bildirimin sözleşmenin giriş bölümünde belirtilen adrese ya da işbu sözleşmenin imzalanmasından sonra ilgili tarafça yazılı olarak bildirilen adrese iadeli taahhütlü posta ile gönderilmek üzere posta kuruluşuna teslim edildiği tarihi takiben 7 (yedi) gün sonra ilgili tarafa teslim edilmiş olarak addedilecektir.”şeklinde olup sözleşmede davalı tarafından bildirilen adres tenfize konu kararın tebliğ edildiği adres ile aynı olup tüm dosya münderecatında da davalının hep aynı adresi kullandığı görülmekle gerek sözleşme gerekse Letonya Tahkim Kanunu gözönüne alındığında yapılan tebliğatın Letonya Hukukuna ve Türk Hukukuna göre hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkını ihlal etmediği anlaşıldığından mahkemece tebliğatın usulüne uygun yapıldığı gözetilerek tenfiz konusunda kabul kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kurulan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.