Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3106 E. 2021/3902 K. 21.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3106
KARAR NO : 2021/3902
KARAR TARİHİ : 21.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.04.2018 tarih ve 2016/647 E. – 2018/129 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.04.2019 tarih ve 2018/1354 E. – 2019/224 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 21/06/2016 tarihli Valilik Makamında yapılan toplantıda Altınova- Soğuksu-Karadere yolunun ağır tonajlı araçların geçici nedeniyle bozulduğu, bozulan yolun bu yolu yoğun olarak kullanan davacı ve davalı ile dava dışı Özgünler Maden firmasının katılımıyla onarılmasına karar alındığını, davalı şirket yetkilisinin de bu kararın altına imza attığını, yolun davacı tarafından onarılmasına rağmen davalının üzerine düşen ödemeyi gerçekleştirmediğinden başlattığı icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 21/06/2016 tarihli tutanakta yolun kime yaptırılacağının belirlenmediğini, yolu yaptıranın İl Özel İdaresi olması nedeniyle davacının bedeli İl Özel İdaresinden talep etmesi gerektiğini, bu nedenle davalıya husumet yöneltilmeyeceğini, talep edilen bedelin yapılan işe göre fahiş olduğunu, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 21/06/2016 tarihli tutanakta …, Yazıcılar ve Özgünler yetkililerinin Vali Yardımcısı başkanlığında yapılan toplantı sonucu “Kaymakam köprüsü olarak tabir edilen bölgeden Soğuksu girişine kadar 7 cm asfalt binder tabakası atılmasına, bedelinin yarısının …, diğer yarısının ise Özgünler ve Yazıcılar firmalarınca karşılanmasına ve işin 10 gün içinde bitirilmesinin kararlaştırıldığı,” şirket yetkilileri tarafından tutanağın imzalandığı, imzalanan tutanak doğrultusunda yolun asfaltlanma işinin davacı firmaya verildiği, davacı firma tarafından yolun asfaltlandığı, işin maliyetinin karsız olarak 214.718,24 TL olduğunun tespit edildiği, tutanak doğrultusunda davalı şirketin bu bedelin %25’i olan 63.341,88 TL kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle bu bedel yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalının Valilikçe düzenlenen ve taraflarca imzalanan tutanağın zorla imzalatıldığı ve yetkili temsilcisi tarafından imzalanmadığı iddiasını ilk defa istinaf aşamasında ileri sürdüğü, HMK’nın 357/1 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf incelemesi aşamasında ileri sürülemeyeceğinden bu iddiaların inceleme konusu yapılmadığı, taraflar Valilikçe düzenlenen protokolü imzalamak suretiyle sorumluluk altına girdiği, davalının tutanağı herhangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin imzaladığı, bu nedenle artık borçtan sorumlu olmadığını iddia edemeyeceği, tutanakta bedelin 1/4’ünün davalı tarafından ödeneceğinin belirlendiği ve mahkemece davalı yönünden tespit olunan bedelin 1/4’üne denk gelen miktara hükmedildiği, bu nedenle davalının bu husustaki itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
aşağıda yazılı bakiye 3.245,16 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21/04/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.