YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4402
KARAR NO : 2021/5637
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.10.2019 tarih ve 2018/434 E- 2019/799 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.12.2019 tarih ve 2019/98 E- 2019/116 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya 2016 model traktör satışı yaptığını, bu satış için 29.03.2016 tarihli 3504 numaralı 133.350,00 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalının traktör bedelinin bir kısmını kredi kullanarak ödediğini, bakiye 58.000,00 TL alacak kaldığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; traktör bedelinin bir kısmını banka kredisiyle ödediğini, bir kısmı için senet verdiğini, senetlerin ise vadesinde ödendiğini, senedin iptal edilerek geri alındığını, böylelikle borcun sona erdiğini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bilirkişi raporu, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; tarafların ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelemesine karar verildiği, davalı tarafın defterlerini sunmaması nedeniyle defter incelemesinin yapılamadığı, davacının defterlerinde ise davaya konu edilen 29/03/2016 tarihli 133.350,00 TL bedelli faturanın alacak olarak kaydedildiği, davacının defter kayıtlarında davalı tarafından 31/03/2016 tarihinde 133.350,00 TL davacının banka hesabına ödeme kaydının yer aldığı, her ne kadar davacının ticari defterleri aleyhine delil niteliği taşımakta ise de; ticari defter kayıtlarının aksini ispatlamanın mümkün olduğu, Ziraat Bankası’na ait dekontta davalının 08/04/2016 tarihinde davacıya 73.717,75 TL havale yaptığının sabit olduğu, bakiye fatura bedeline yönelik davalının senet ile ödeme iddiasında bulunduğu, senet bedelinin ödenmesi nedeniyle iade alındığı ve dosyaya sunulacağı belirtilmiş ise de davalının bu yönde bir belge sunmadığı ve ödeme iddiasını ispatlayamadığı dolayısıyla 29/03/2016 tarihli 133.350,00 TL bedeli faturaya ilişkin davacının 58.000,00 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Kayseri 7. İcra Müdürlüğü’nün 2018/6252 Esas sayılı dosyasında davalının 58.000.-TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takibin 58.000.-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacının ticari defter kayıtlarının 6100 sayılı HMK’nın 222/4 md. uyarınca davalının ödeme kaydı yönünden kendisi yani davacı aleyhine kesin delil teşkil edeceği, davacının talep ettiği dava ve takip konusu alacağının tamamının takipten önce davalı tarafça ödendiğinin davacının bizzat kendi ticari defter kayıtlarıyla kesin olarak ispat edildiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b.2 md. gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/09/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.