Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/2774 E. 2021/4997 K. 10.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2774
KARAR NO : 2021/4997
KARAR TARİHİ : 10.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Asıl Dava Muhdesat Olarak Ağaç Bedellerinin Ve Ağaçlara Yapılan Zorunlu Ve Faydalı Masrafların Yasal Faiziyle Birlikte Davalılardan Müştereken Ve Müteselsilen Tahsili

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş olup hükmün asıl dava davacısı-birleşen davanın davalısı vekili ile, asıl davanın davalılarından … ve asıl dava davalılarından-birleşen dava davacıları … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … vekili asıl davada davalıların paydaş malik oldukları 239, 241, 244 ve 245 parsel sayılı taşınmazlardan vekil edeninin dava dışı paydaş olan kişilerden 16.05.2003 tarihinde tapudan paylar satın aldığını, daha sonra da anılan taşınmazlara değişik tür ve sayıda meyve ağaçları dikerek yetiştirdiğini, ancak taşınmazlarda paydaş malik olan davalılardan …’ın müvekkiline karşı Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/198 Esas sayılı dosyasında önalım davası açtığını ve dava sonucunda müvekkiline ait payların iptaline ve bu payların davalı … adına tesciline karar verildiğini ve kararın kesinleşmesi üzerine anılan taşınmazlarda vekil edeni adına olan payların davalılardan … adına tescil edildiğini, gelinen noktada müvekkilinin iyiniyetle ve anılan taşınmazlar üzerine paydaş malik olduğu dönemde dikip yetiştirmiş olduğu meyve ağaçlarının, anılan önalım davası neticesinde mülkiyet haklarını kaybetmesi nedeniyle davalıların bu ağaçlar nedeniyle sebepsiz zenginleşmiş olduklarını açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere ağaç bedelleri toplamı olarak 122.435,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, ayrıca vekil edenin ağaçların dikimi, bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla taşınmazlara yapmış olduğu zorunlu ve faydalı giderler için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Asıl davaya yasal süresi geçtikten sonra cevap veren davalılardan … ve … vekili davanın reddini savunmuştur.
Asıl davaya cevap veren davalılardan … vekili de davaya cevap veren diğer davalılar vekilinin cevap dilekçesindeki savunmalarla tamamen aynı doğrultuda savunmalarla davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada asıl dava davalılarından ve birleşen davanın davacıları olan … ve … vekili vekil edenlerinin 239, 241, 242, 244 ve 245 parsel sayılı taşınmazların paydaş maliklerinden olduklarını, davalı …’ın anılan taşınmazlarda paydaş olan dava dışı bazı kişilerden tapudan paylar satın aldığını, ancak bu hisse satışlarını müteakiben davalı aleyhine Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/198 Esas (Bozmadan sonra yeni 2010/340 Esas 2011/165 Karar) sayılı kararı ile davalı adlarına olan dava konusu taşınmazlardaki payların iptaline karar verildiğini, anılan Mahkeme kararının 12.04.2012 tarihinde kesinleştiğini, davalının anılan taşınmazlarda artık paydaş malik olmamasına rağmen taşınmazlara müdahale etmeye devam ettiğini, kendisine yapılan uyarıların sonuçsuz kaldığını açıklayarak, davalının vekil edenlerine ait 239, 241, 242, 244 ve 245 parsellere vaki haksız elatmasının önlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalde yapılan keşif sonrası dosyaya ibraz olunan taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ziraat bilirkişisi raporuyla ağaçların zemin değerine olan katkısının tespit edildiği, ayrıca ziraat bilirkişisinin dava konusu taşınmazlarda davacı yanca dikilmiş olan ağaçların dikim zamanlarının ve yaşlarının tespit edildiği, ağaçlarının dikim zamanının (yaşları) irdelendiğinde, Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki şufa davası sonucu verilen kararın 12.04.2012 tarihinde kesinleştiği de gözetildiğinde, her ne kadar davalı birleşen dosya davacıları vekili tarafından karar celsesinde ve aşamalarda asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı …’ın iyiniyetli olmadığı ileri sürülmüş ise de gerek dinlenen mahalli bilirkişiler gerekse davacı ve davalı tanıkları beyanları ve emsal nitelikteki Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 04.07.2012 tarihli ve 2012/8294 Esas, 2012/9190 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı …’ın kural olarak iyiniyetli olduğu, taşınmazlardaki ağaçların bedelinin 103.745,95 TL olduğu, uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında her ne kadar asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı olan tarafça faiz talep edilmiş ise de ortada vadesi belli olup ödenmesi gereken bir para alacağı söz konusu olmadığı gibi bir haksız fiilin de olmadığı buna göre faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddinin gerektiği, öte yandan Mahkemenin 2012/368 Esas sayılı dosyasıyla birleşen 2013/94 Esas sayılı dosyası bakımından dava dosyasına kazandırılan takyidatlı tapu kayıtlarına göre ve yargılama sırasında Tokat 1 Asliye Hukuk Mahkemesinden getirtilen ve içeriği yukarıda detaylarıyla aktarılan dava dosyası kapsamına göre 12.04.2012 tarihinden sonra birleşen dosya davalısı …’ın dava konusu taşınmazlar 129 ada 24 parsel, 129 ada 7 parsel, 129 ada 25 parsel, 129 ada 6 parsel, 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarda bir hissesinin bulunmadığı, mahalinde yapılan keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre birleşen dosya davalısı …’nin bu taşınmazlara müdahalesinin açık ve sabit olduğu, her ne kadar birleşen doya davalısı vekili hapis hakkından bahisle müdahalesinin haklı nedene dayandığını ileri sürmüş ise de davalının ayni bir hak sahibi olmadığı, şahsi bir alacak hakkına sahip olduğu, böylelikle dava konusu taşınmazlara müdahalesini hukuken koruyacak bir sebebin de bulunmadığının anlaşılması nedeniyle birleşen davanın kabulünün gerektiği şeklinde açıklanan gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 103.745,95 TL’nin davalıların tapudaki hisseleri doğrultusunda davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dava bakımından davanın kabulü ile; 129 ada 24 parsel, 129 ada 7 parsel, 129 ada 25 parsel, 129 ada 6 parsel, 129 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara davalının müdahalesinin men’ine, karar verilmiş olup hükme karşı asıl dava davacısı birleşen dava davalısı vekili ile asıl dava davalılarından …, asıl dava davalılarından birleşen dava davacıları olan … ve … vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur.
Asıl dava muhdesat olarak ağaç bedellerinin ve ağaçlara yapılan zorunlu ve faydalı masrafların yasal faiziyle birlikte tahsili, birleşen dava elatmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı vekilinin asıl davaya yönelik aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları ile birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı vekilinin asıl davada faize yönelik temyiz itirazlarına gelince; asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı vekilinin asıl davada açıkça ağaç bedellerine yönelik dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz talebinde bulunduğuna göre, keşfen aldırılan ve hükme esas alınan 27.10.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ağaç bedelleri toplamı olarak hesap edilen 48.017,00 TL’lik bedele dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, gerekçeli kararda belitilen yanılgılı değerlendirme ile faize hükmedilmemiş olması doğru değildir.
3. Asıl dava davalılarından … ile asıl dava davalılarından-birleşen dava davacıları olan … ve … vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; asıl davanın davacısı birleşen davanın davalısı olan tarafça asıl davada dava konusu taşınmazlara dikilmiş olan ağaçların dava tarihi itibariyle ağaç bedelleri dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte talep edilmiştir. Mahkemece keşfen aldırılan ve hükme esas alınan 27.10.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ağaç bedelleri toplamı olarak hesap edilen 48.017,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, anılan ziraat bilirkişi raporunda anılan dava konusu taşınmazların ağaçlı halleri ile belirlenen toplam değerleri olan 478.067,95 TL ile, çıplak zemin halleriyle belirlenen değerleri toplamı olan 375.002,00 TL arasındaki fark olan ve raporda ağaçların zemin değerlerine katkısı toplamı olarak belirtilen 103.727,17 TL’nin esas alınarak bu miktarın kabulü suretiyle asıl davada kısmen kabul kısmen red kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Asıl davanın davacısı -birleşen davanın davalısı vekilinin yukarıda (2) nolu bent kapsamında açıklanan sebeplerle asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının; asıl davanın davalılarından olan … ve asıl davanın davalılarından ve birleşen davanın davacıları olan … ve … vekilinin yukarıda (3) nolu bentte açıklanan sebeplerle asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının yerinde görülmekle kabulüyle, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazları ile birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 10.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.