Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/2374 E. 2021/5409 K. 05.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2374
KARAR NO : 2021/5409
KARAR TARİHİ : 05.07.2021

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : Davanın reddi

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Davacının temyiz isteminin incelenmesinde;
Davacının yüzüne karşı 18.04.2016 tarihinde verilen hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 31.05.2016 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE;
2- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Tazminat talebinin dayanağı olan Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 1997/75 Esas – 1997/178 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının yağma suçundan 14.02.1997 – 20.08.1997 tarihleri arasında 6 ay 6 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davanın düşmesine hükmedildiği, hükmün 12.05.1998 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanuna tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının miktar belirtmeksizin maddi ve manevi tazminatın ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece davanın CMK’nın 142/1. maddesindeki yasal bir yıllık süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddedilmesinde;
Davacı hakkındaki tutuklama işleminin 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu, Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararına göre 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği, ayrıca Ceza Genel Kurulunun 06/05/2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında 466 sayılı Kanuna göre incelenen tazminat davasının usul ve yasaya uygun yapılan kesinleşmesinden itibaren her halükarda 10 yıl içinde açılması gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/05/2014 tarih ve 141-229 sayılı kararı dikkate alınarak, 10 yıllık sürenin “hükmün kesinleşme tarihinden” itibaren başlayacağı, dikkate alındığında 12.05.1998 tarihinde kesinleşen hükme karşı 15.02.2016 tarihinde açılan davanın yasal 10 yıllık süre geçtiği gerekçesi ile reddedilmesi gerekirken, yasal 1 yıllık süre geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesi ile reddedilmesi sonuç itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin tamamının hükümden çıkarılması ve yerine “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı … Hazinesine verilmesine” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.07.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.