YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18050
KARAR NO : 2013/19470
KARAR TARİHİ : 01.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/05/2012 tarih ve 2012/98-2012/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sevda Boyraz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında çalıştığını, 2000 yılında davalı bankada bazı hesaplar açtırdığını, müvekkili adına açılan ve hesap cüzdanı verilen 19695/01-6 no.lu hesap ile havale gönderdiği yabancı para cinsinden açılan hesaptan başka hesaplarının olduğunu bilmediğini, davalı banka tarafından müvekkilinin bilgisi dışında müvekkili adına döviz hesapları ve yatırım hesapları açıldığını, bu hesaplardaki tüm paraların borsada kullanıldığını, müvekkilinin zarara uğratıldığını, bu zararın kapatılması için müvekkili adına açılan kredi hesabından paralar çekildiğini, davacının kredi kullanmasına gerek olmadığı ve hiçbir makbuzda imzası bulunmadığı halde kredi hesaplarından para çekildiğini ileri sürerek, şimdilik 60.000,00 TL’nin banka hesaplarına paraların yatırıldığı tarihten itibaren ticari reeskont faizi birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafça inkar edilen tüm işlemlerde davacının bilgisi ve rızasının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanmış Genel Taahhütnamenin 11. maddesine göre, banka kayıt ve defterlerinin kesin delil sayılacağı, davalı banka kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacının davalı bankada açılan hesaplarının sıfırlandığı, dosya içinde yer alan Sermaye Piyasası Araçları Alım-Satımına İlişkin Aracılık Sözleşmesinde davacı adına atılmış imzaların yer alması karşısında yatırım hesabının bu sözleşmeye dayalı olarak davacının bilgisi ve iradesi dahilinde açıldığı, bu sözleşmenin 12. maddesine göre davacının menkul kıymet alım-satımı konusunda davalı bankaya telefon gibi iletişim araçlarıyla sözlü talimat vermesinin mümkün ve geçerli olduğu, yapılan işlemlerin davacının bilgisi dahilinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.