Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/7525 E. 2021/4838 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7525
KARAR NO : 2021/4838
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle yaralama
Hükümler :… hakkında: CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
Sanık … hakkında:TCK’nın 89/1, 89/3-a-b, 62/1,53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık … hakkında: TCK’nın 89/1, 89/3-a-b, 62/1,52/2, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanıklar … ile …’in mahkumiyetlerine, sanık …’in beraatine ilişkin hüküm ile sanık … müdafinin temyiz isteminin reddine dair ek karar, katılan vekili, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık …’in beraatine ilişkin hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
…isimli firmada dış kaplama montaj işçisi olarak çalışan katılanın olay günü 11.30 sıralarında Tufanbeyli termik santral inşaat sahasında bulunan Boyler-1 bölgesinde asansör dış kaplamasında çalıştığı sırada öğle yemeği yemek amacıyla çalışmaya ara verdiği ve çalıştığı süre boyunca takılı olan emniyet kemerini çözüp, çalıştığı yerde bulunan demir blok üzerinde yönünü değiştirmek için döndüğü esnada başı dönerek yaklaşık 11 metre yükseklikten düşerek yaralandığı, Tufanbeyli Linyit Yakıtlı Termik Santral İnşası işinin sanığın şantiye müdürü olduğu iş sahibi Enerjisa Enerji Üretim Anonim Şirketi tarafından anahtar teslim şekilde Itochu Corporation, SK Engineering&Construction Co. ve SKEC … Şirketinden oluşan konsorsiyuma yüklenici olarak verildiği, yüklenicinin ise çatı cephe panel kaplama işlerini katılanın işçisi olduğu ……Şirketine verdiği olayda, mahkemece hükme esas alınan 06.01.2016 tarihli bilirkişi heyet raporu doğrultusunda sanığın kusursuz olduğunun kabulu ile beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın kusurunun bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik incelemeye, kusur durumuna, mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanıklar … ile …’in mahkumiyetlerine ilişkin hükme yönelik katılan vekili, sanık … ile sanık … müdafinin temyiz istemleri ile, 27/09/2019 tarihli ek karara ilişkin sanık … müdafinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Sanık …’ın yokluğunda verilen ve 29.04.2016 tarihinde kendisine tebliğ edilen kararı 03.05.2016 tarihinde temyiz ettiği, sanığın yasal süresindeki temyiz isteğinden sonra müdafinin vermiş olduğu 27.09.2019 tarihli dilekçenin sanığın temyizine ek temyiz dilekçesi olarak kabulü gerektiğinden, mahkemenin sanık müdafinin temyiz isteminin süresinde olmadığına ilişkin 27.09.2019 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede,
Sanıklara isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 89. maddesinin 1-2-3. fıkralarında düzenlenen ”taksirle yaralama” suçuna ilişkin olduğu, taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verilmesi halinde gerçekleşecek olan taksirle yaralama suçu için TCK’nın 89. maddesinin 1. fıkrasında temel ceza miktarının ”üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası” olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ”Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan ”01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas-2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ”…kovuşturma evresine geçilmiş…, …hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan ”…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;
Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ”mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğunun ve CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanıklar lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK’nın 7. maddesi ile CMK’nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanıklar lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ”Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekili, sanık … ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı sair yönler incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.