Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5782 E. 2021/3926 K. 21.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5782
KARAR NO : 2021/3926
KARAR TARİHİ : 21.04.2021

MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.03.2020 tarih ve 2020/35-2020/130 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Sözcü Gazetesi’nin ve TPMK nezdinde, 2007/31800 sayılı ve 16. ve 41. sınıflarda tescilli ‘sözcü+şekil’ ve 2008/23206 sayılı ve 16. ve 41.sınıflarda tescilli ‘halkın sesi sözcü’ ve 2007/22746 sayılı ve 16. ve 41. sınıflarda tescilli ‘sözcü’” markalarının sahibi olduğunu, davalının ise 2007/35297 numarası ile 16., 38., 39., 40. ve 41. sınıflarda tescilli ‘sözcü’ markasının sahibi olduğunu, müvekkilinin okuyucularına televizyon yayını hizmeti sunmak için “Sözcü TV” ibareli marka başvurusu yaptığını, başvurunun davalıya ait 2007/35297 sayılı marka sebebiyle reddedildiğini, 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi kapsamında davalının tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde markasını kullanmadığını, davalı şirkete ait markanın müvekkiline ait markayla ayırtedilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkiline ait ‘SÖZCÜ’ markasının tanınmış marka haline geldiğini ileri sürerek, davalının 38. ve 41.sınıflarda markasını kullanmadığının tespiti ile birlikte davalıya ait 2007/35297 tescil sayılı ‘sözcü’ ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi ve 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca tüm sınıflar yönünden iptaline ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 38. ve 41. sınıflar bakımından markanın kullanılmadığını iddia ettiğini, ancak 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinde sınıf ayrımı yapılmadığını sadece markanın (5) yıl süreyle kullanılmamasından bahsedildiğini, müvekkilinin markasını kullandığını, hatta markasını kullanması sebebiyle davalara muhatap olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarih ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile davanın yasal dayanağının ortadan kalktığı, davalının 2007/35297 sayılı SÖZCÜ markasını tescil tarihinden (25.09.2009) itibaren (5) yıl içinde 38 ve 41. sınıf hizmetlerde kullandığını ispatlayamadığı ve daha önce verilen kısmen red kararınında davacı tarafından kanun yoluna götürülmemesi nedeniyle kesinleştiği, bu durumda HMK’nın 331. maddesi gereğince davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumunun 1/2 olarak değerlendirildiği gerekçesiyle, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı uyarınca yasal dayanağı kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına, HMK’nın 331. maddesi gereğince davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumu 1/2 olarak değerlendirilerek davacının yaptığı yargılama giderlerinin yarısının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve temyiz edenin sıfatına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 59,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.