YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3287
KARAR NO : 2013/19589
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/11/2012 tarih ve 2011/6-2012/421 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri ayrı ayrı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davalılar vekili, davalı ile olan acentelik sözleşmesini fesheden müvekkilinin daha önce mahkemenin 2002/688 esas 2010/84 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla davalıdan 95.031,78 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, bunun 60.000,00 TL’lik kısmına karar verildiğini ileri sürerek, bakiye 35.000,00 TL alacağın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, alacağın tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının sözleşmeyi haksız feshettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın acentalık sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, B.K. 126/4. maddesi gereği zamanaşımı süresinin 5 yıl olarak düzenlendiği, acentalık sözleşmesinin, davacı tarafından 20/03/2002 tarihinde feshedildiği, talep edilen alacağın fesih öncesi ilişkiye dayanmakta olduğu, itirazın iptali davası ve icra takibi ile zamanaşımının kesilmeyeceği, zira bu işlemlerin 60.000,00 TL’lik bölüme ilişkin olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) Ancak, davada ıslah edilmiş şekli ile davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken, ıslah edilen tutarın vekalet ücreti takdirinde nazara alınmaması doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, kararın HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen nedenle mahkeme kararının (Hüküm) bölümünün 5. bendinde yer alan “4.100,00 TL” rakam kümesinin hükümden çıkartılarak yerine “8.103,36 TL” rakam kümesinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı’ya iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.