YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4006
KARAR NO : 2021/3863
KARAR TARİHİ : 20.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.07.2019 tarih ve 2019/170 E. – 2019/317 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı kişi arasında imzalanan genel nakdi gayri nakdi kredi sözleşmesini davalının öncelikle 10.000,00 TL limitle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının kısmen itiraz ettiğini, ancak kredi limitinin sonrasında banka ile asıl borçlu arasındaki mutabakatla 90.000,00 TL’ye artırıldığını, davalının da bu limit dahilinde kefaletini sürdürdüğünü ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının yalnızca 10.000,00 TL için kefil olduğunu ve bu borcun da ödenerek kapandığını, sonrasında yapılan limit artışı ile ilgili davalıya bilgi verilmediğini belirterek davanın reddine ve %20 oranında tazminata, karşı davasında ise icra takibi nedeniyle davalı/karşı davacının ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden icra takibine konu alacakların iki farklı kredi sözleşmesine dayalı olan alacak olduğu, davalının genel nakdi gayrı nakdi kredi sözleşmesi kapsamında 10.000,00 TL’ye kadar kefaletinin bulunduğu, fakat alacak konusu yapılan diğer kredi alacağının genel nakdi gayri nakdi kredi sözlemesinden kaynaklanmadığı ve davalının bu kredi için kefalet vermediği ve kefil olarak imzasının bulunmaması nedeni ile davalının ancak genel nakdi gayrı nakdi kredi sözleşmesi kapsamında 10.000,00 TL kefalet limitiyle sınırlı olarak takip tarihine göre takip konusu yapılan 6.863,48 TL ve fer’ilerinden sorumlu olacağı gerekçesiyle asıl dava yönünden 6.863,48 TL asıl alacak 429,76 TL işlemiş faiz ve 21.50 TL BSMV olmak üzere 7.314,74 TL üzerinden devamına fazlaya ilişkin talebin reddine, dava konusu alacağın likit olması nedeni ile davalının itirazının haksız olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan asıl alacak yönünden %20 oranında icra inkar tazminatına, reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, karşı dava yönünden manevi tazminat talep edilmişse de dosya kapsamına göre davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeni ile davacının davasında kısmen haklı olduğu ve karşı davacının davalının takip başlatması ile kişilik haklarının ne şekilde zarara uğradığı ispatlanamadığı ve davacının kişilik haklarının zarara uğramadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmayan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 171,11 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı – karşı davacıdan alınmasına, 20.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.