YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17538
KARAR NO : 2012/25057
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kredi kartı borcunu ödemediği gibi aleyhinde başlakılan icra takibine de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece durma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği ancak alacaklı vekilinin 11/02/2009 tarihinde icra dairesine başvurarak talepte bulunduğu,borçlunun itirazından ve takibin durduğundan haberdar olduğunu, davanın 1 yıllık yasal sürede açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş;hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İİK. 67/1 maddesi ” Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ” düzenlemesini getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda yapılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi halinde davanın bir yıllık süre içinde açılması zorunludur. Bu süre sukutu hak süresidir. Ne var ki, bu sürenin başlaması için itirazın alacaklıya tebliği zorunludur. Yasada bu sürenin itirazın alacaklıya tebliğinden başlayacağı açıkça vurgulanmıştır. Yasa koyucu bu sürenin sukutu hak süresi olması, bu bağlamda hakkı söndüren bir süre olması nedeniyle alacaklının borçlunun itirazlarına tam olarak muttali olması, bunun da ancak itirazın tebliği yoluyla olacağını öngördüğünden 2012/17538-25057
sürenin tebligatla başlayacağını kabul etmiştir. Somut adaletin gerçekleşmesi hakkın özünün ziyana uğramaması için de süreyi yasada açıkça belirtildiği gibi itirazın tebliğinden başlatmak adil sonuç doğurur. (19.H.D. 9.5.2006 gün 2005/10934-5150, 15.2.2007 gün 2006/7460-1335, 11.7.2006 gün 3489/7571 sayılı kararları bu doğrultudadır. İİK.şerhi ……, Doç. Dr. Adnan Deynekli-Ayhan Doğan, Sayfa 1170-1178-İtirazın İptali, Borçtan Kurtulma, Menfi Tespit ve İstirdat davaları, … Sayfa 56 Nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 31.1.2006 gün 2005/755 esas 2006/757 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 1 yıllık bu süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren başlayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı borçlunun itirazı davacı alacaklıya tebliğ edilmediğinden bir yıllık sukutu hak süresi başlamamıştır. Bu nedenle işin esasının incelenmesi gerektiği halde, mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasala aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 7.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.