Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2018/4087 E. 2021/3934 K. 22.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4087
KARAR NO : 2021/3934
KARAR TARİHİ : 22.04.2021

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, … İlçesi … Kasabası çalışma alanında bulunan 1088 parsel sayılı 64.350 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, toprak tevzi çalışması sonucunda oluşturulan tapu kayıtları nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak, tespitin iptali ile taşınmazın murisleri … mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 1088 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptaline; tapu kaydındaki niteliği ve yüzölçümü ile … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacıların büyük dedelerinden kaldığı ve meradan açılmadığı gerekçesiyle Kadastro Kanunu 46. ve 14. maddeleri uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli 1088 parsel sayılı taşınmazın (A) ve (B) bölümü ile ilgili daha önce görülen davasında, 17. Hukuk Dairesinin 17.11.1997 tarihli kararı ile meradan zilyetlik yoluyla kazanım sağlanamayacağı belirtildikten sonra, … Kadastro Mahkemesi 1998/3-18 Esas, Karar sayılı kararı ile, taşınmaz bölümlerinin meradan açılmış olduğu kabul edilerek (A) ve (B) ile gösterilen 40.000 metrekarelik bölümlerin Hazine adına tespit ve tesciline, (C) harfi ile gösterilen bölümün olağan yoldan kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildikten sonra temyiz edilmeden kesinleşmiştir. (A) ve (B) ile gösterilen bölümler 2665 ve 2666 parsel numaraları ile Hazine adına tescil edilmiştir. (C) ile gösterilen bölüm ise temyize konu olan 1088 parsel olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Hal böyle olunca Ortaköy Kadastro Mahkemesinin 1998/3-18 Esas, Karar sayılı kararı, bu dava yönünden güçlü delil teşkil etmektedir. Öte yandan çekişmeli 1088 parselin tespitine esas 4753 ve 5618 sayılı Yasa hükümleri uyarınca Hazine adına oluşturulan Haziran 1962 tarih 336 nolu tapu kaydının dayanağı belirtmelik tutanağında, taşınmazın meradan açılmak suretiyle tarla haline getirildiği açıklanmıştır. Meraların zilyetlikle iktisabı mümkün bulunmadığından, üzerinde sürdürülen zilyetlik hukukça değer taşımaz ve zilyedi yararına bir hak sağlamaz. Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesi, “4753 sayılı Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca Hazine adına kaydedilen taşınmaz mallar bu kanun hükümlerine göre doğan iktisap şartlarına istinaden zilyetleri adına tespit ve tescil olunur” hükmünü içermektedir. Mahkemece, meraların zilyetlikle kazanılamayacağı göz ardı edilerek, Kadastro Kanunun 46/1. maddesi gereğince davacılar ve müşterekleri adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne hükmedilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.