Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/867 E. 2021/5312 K. 28.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/867
KARAR NO : 2021/5312
KARAR TARİHİ : 28.04.2021

Mahkeme : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 28. CezaDairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1-) İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/02/2020 tarih, 2019/359 E. 2020/82 K. sayılı mahkûmiyet hükümleri
2-) Sanik … yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, Diğer sanık yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, sanığın Silivri 2 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi Müdürlüğü aracılıyla gönderdiği 13.01.2021, 01.03.2021, 23.03.2021 ve 09.04.2021 tarihli dilekçelerinde “… Verilen ceza için her ne kadar Temyiz başvurusu yapmış olsam da verilen ceza için davamı Temyizden çektiğimi bilginize arz ederim. Verilen cezanın yüksek mahkemenizce hiçbir baskı altında olmaksızın ONANMA’sını istiyorum” şeklindeki talebinin, temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olduğu anlaşıldığından, temyizden vazgeçme nedeniyle hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
B-) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanık müdafii süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; dosya kapsamı dikkate alınarak 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanık hakkındaki inceleme takdiren duruşmasız olarak yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede;
Sanığın 04/03/2019 tarihli suç nedeniyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu sabit ise de; zincirleme suça ilişkin TCK’nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, 14/01/2019 tarihli tutanağa göre sanığa ait aktif olarak kullanılmadığı anlaşıldığından kahvehanede yapılan aramada uyuşturucu maddelerin ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, suç tarihi itibariyle sanığa ait iş yerine ilişkin CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde alınmış ”adli arama kararı” veya ”yazılı adli arama emri” bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmesine, 28.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.