YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/973
KARAR NO : 2020/2205
KARAR TARİHİ : 24.11.2020
Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Zincirleme biçimde İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
Hüküm : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Avukat olan sanığın, katılanın vekilliğini üstlendiği 28/06/2006 ile azledildiği 17/08/2009 tarihleri arasında kendisinden açması istenen alacak davasını yedi ay gecikmeli olarak açması, katılanın alacaklı olduğu 43 adet senedi gecikmeli olarak icra takibine koyması ve bu senetlerle ilgili 24 adet icra dosyasında hiçbir işlem yapmayarak işlemden kaldırılmalarına ve alacakların geç tahsil edilmesine sebebiyet vermesi şeklinde kabul edilen eylemlerinin görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermek suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu TCK’nın 257/2. maddesi yerine aynı Yasanın 257/1. maddesine göre yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanığın azledildiği tarih olan 17/08/2009 yerine 2007, 2008, 2009 ve 19/08/2009 olarak gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
2-Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 24/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.