Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/9617 E. 2020/14626 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9617
KARAR NO : 2020/14626
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olan hakaret ve kasten yaralama suçlarının, bu kapsamda olmayan TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma kapsamı dışında kaldığı, ancak hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, atılı suçlardan uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanığın yakalama üzerine alınan 26.03.2015 tarihli savunmasında, lehe hükümlerin uygulanmasına dair talebinin, TCK’nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim hükümlerinin uygulanması talebini de içerdiği halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi,
3. Sanığın yakalama üzerine alınan 26.03.2015 tarihli savunmasında, lehe hükümlerin uygulanmasına dair talebinin, atılı suçlardan 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği halde, atılı suçlardan hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik ceza olması ve sonuç olarak hapis cezası seçilmesi nedeniyle TCK’nın 50/1-a. bendi hariç olmak üzere diğer seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, “sanığın mükerrer sabıkalı olması nedeniyle şartlar oluşmadığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.