Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2010/46 E. 2012/1063 K. 18.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/46
KARAR NO : 2012/1063
KARAR TARİHİ : 18.01.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A) Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca O yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B) Sanığın temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir
Ancak;
1) Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 1412 sayılı CMUK’un 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm veriler ile, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların bu bağlamda, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen filleri ve bunların hukuki nitelendirilmesi ile iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanının açıklanması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun biçimde hüküm kurulması,
2) Hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK’nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile CMK’nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CMK’nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında sanığın adli sicil kaydında gözüken mahkumiyet ilamı getirtilip, ceza kararnamesi ile verilmiş olması halinde, CMK’nın 231/5. maddesi uygulamasına engel olmayacağı da gözetilerek, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu,
3) Kabule göre de;
TCK’nın 58/6. maddesinde öngörülen mükerrirlere özgü infaz rejiminin, hükümde tekerrüre esas alınan doğrudan para cezalarından ibaret ilamın ceza miktarı itibarıyla 5219 sayılı kanunla değişik 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,

Yasaya aykırı ve sanık …’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.