Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2017/1215 E. 2020/7590 K. 16.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1215
KARAR NO : 2020/7590
KARAR TARİHİ : 16.11.2020

Mahkeme : İSKENDERUN 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkumiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Suç tarihinde, uygulama noktasında… plaka sayılı minibüste yapılan aramada, üzerinde bagaj fişi bulunmayan çantada suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanık …’nın, uyuşturucu maddenin bulunduğu çantanın sanık …’ye ait olduğunu söyleyerek bu sanığın suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği, sanık …’nin de sanık …’nın beyanı dışında aleyhine delil bulunmadığı aşamada 06/08/2008 tarihli dilekçesinde, suça konu maddenin bulunduğu çantayı para karşılığında taşımayı kabul ettiğini beyan ederek kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığı halde, sanıklar hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Dairesi Başkanlığınca alınan tanık numunenin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler gözetilerek, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 16/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.