Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/3497 E. 2013/20084 K. 08.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3497
KARAR NO : 2013/20084
KARAR TARİHİ : 08.11.2013

MAHKEMESİ : 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2011 tarih ve 2008/142-2011/188 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.11.2013 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002/33123 nolu PRONTO markasını 39, 41, 43. sınıflarda kullanmak üzere tescil ettirdiğini, müvekkilinin markasını tüm faaliyetlerinde ve tanıtım ve reklam araçlarında kullandığını, davalının da müvekkilinden izinsiz olarak bu markayı kullanmaya çalıştığını, PRONTOTOUR ibareli markayı tescil ettirmek üzere yaptığı müracaatının TPE tarafından reddedildiğini ileri sürerek, davalı şirketin müvekkilinin markasına tecavüz eylemlerinin tespitini ve önlenmesini, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin PRONTOTOUR ibaresini davacıdan çok daha önce kullanmaya başladığını, davacının daha sonra “pie pronto”+şekil markasını tescil ettirdiğini, bu nedenli müvekkili tarafından açılan davacının markasının hükümsüzlüğü davasının halen derdest olduğunu, müvekkilinin bu ibareyi turizm sektöründe yoğun reklam kampanyaları ve organizasyonlar ile tanınır hale getirdiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari sicil kayıtlarından, şirketin 6 Nisan 2000 tarihinde kurulduğu, 06/03/1998 tarihli müsade belgeli Pronto Turizim Seyahat Acentası A Grubu işletme belgesinin ünvanı ile birlikte tüm hak ve vecibelerinin satın alınmasına karar verildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığı A grubu seyahat acentası işletme belgesinden, davalının 25/02/1994’de Pronto Turizm Seyahat Acentası ünvanıyla faaliyete başladığı ve o günden beri faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüğünün anlaşıldığı, İstanbul 1. FSHHM’nin 2007/215 Esas nolu dosyasına sunulan gazete ilanları, broşür, gazete haberleri, tanıtım vasıtaları, faturalar, fuar dökümanları ve ticaret odası belgesinden davacının ticari sicil kaydındaki ana sözleşmesinde turizm ve seyahat faaliyetleri yer almakla beraber fiilen sadece yabancı dil eğitimi ile ilgili faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, söz konusu dosyada davacının defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak alınan bilirkişi raporunda davacının PRONTO kelimesini 14/04/1995 tarihinden itibaren yurt içi ve yurt dışı tur seyahat ve konaklama hizmetleri dışında yoğunlukla yurt dışı eğitim organizasyonu alanında kullandığının tespit edildiği ve yargılama sonucu davacının Pronto markasının 39. sınıf (eğitim) dışındaki sınıflar için hükümsüzlüğüne karar verildiği, yine aynı dosya içinde yer alan Kültür ve Turizm Bakanlığı yatırım ve işletmeler Genel Müdürlüğü’nün 12 Mayıs 2010 tarihli cevabi yazısında Prontocom Ajans Turizm Tic. ve San. Ltd. Şti’ne seyahat acentalığı faaliyeti göstermek üzere Pronto Turizm Seyahat Acentası ünvanı uygun görülerek 2609 nolu belgenin ilk kez 25/02/1994 tarihinde verildiği, söz konusu şirkete 17/01/1996 tarihinde verilen A grubu Seyahat acentası geçici işletme belgesinin 06/03/1998’de yenilendiği, Pronto Turizm Seyahat Acentası 15/10/2001 tarihinde belge devri işlemi ile Ac Turizm Tic. A.Ş’ye devredilmesi sonucu Prontocom Ajan Turizm Tic. ve Ltd. Şti belge faaaliyetlerinin sona erdiği, ve 15/10/2001 tarihinde 2609 nolu A.. Grubu seyahat acentası işletmesi belgesi ile Pronto Turizm Seyahat Acentası’nın A.C. Turizm Tic. A.Ş. belge faaliyete devam ettiğinin bildirildiği, bu devir işleminin zaten davalı şirketin ticari sicil kayıtlarına da işlendiği, “PRONTO” ibaresinin Turizm ve Seyahat faaliyetleri için ilk kez 25/02/1994’te davalıya devir yapan Prontocom Ajansı tarafından kullanılmaya başlandığı ve davalının da acenteyi haklarıyla beraber 2001 tarihinde devren alarak faaliyetleri kesintisiz sürdürdüğü, davacının ise ibareyi yurt dışı dil eğitim faaliyetinde kullandığı, davacının ana sözleşmesinde turizm ve seyahat faaliyetleri de var ise de bu faaliyetlerin icra edilmediği, kaldı ki davalının ibareyi kullanım başlangıcının davacınınkinden daha eski olduğu, turizm ve seyahat faaliyetleri için ibare üzerindeki öncelik hakkının davalıya ait olduğu, benzer gerekçe ile İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin 2008/124 Esas nolu kararıyla davacının 2002 33123 nolu PİE PRONTO markasının 39. sınıf için hükümsüzlüğüne karar verildiği, bir an için hakkın davacıya ait olduğu varsayılsa da, 1994’den dava tarihine kadar 14 yıl geçmiş olduğundan esasen hak düşümünün de söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2–Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verildikten sonra davalı yararına tek bir maktu vekalet ücreti verilmiştir. Davalı vekili, maddi tazminat talebi üzerinden de nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine dair temyiz itirazında bulunduğundan, reddedilen talepler nedeniyle davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken tek maktu vekalet ücreti belirlenmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.650 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere “Reddedilen maddi tazminat istemleri yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 6.670 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.