YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2083
KARAR NO : 2020/6248
KARAR TARİHİ : 15.10.2020
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 30.05.2017 tarihli ve 2016/224 Esas, 2017/543 Karar sayılı kararıyla kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, alacaklı tarafından davacıların murisi aleyhine yapılan takipte murisin emekli ikramiyesi üzerine konulan haczin kaldırılmasına yönelik taleplerinin 05.02.2016 tarihli müdürlük kararı ile reddedildiğini, murisin ölümünden sonra doğan ikramiyesinin terekeye dahil olmadığını, murisin ölümünden önce ikramiye başvurusunda bulunmadığını belirterek, müdürlük işleminin iptaline haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacıların murisin mirasını reddettiklerini ve mirasçılık haklarından vazgeçtiklerini, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre emekli ikramiyesinin haczedilebileceğini, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, açılan davanın istihkak iddiası niteliğinde olduğu belirtilerek harç tamamlatılmış, davacıların veraset ilamındaki hisselerine göre emekli ikramiyesine hak kazandıkları ancak davacı …’nın murisin ölüm tarihinde 18 yaşını geçmiş olması nedeniyle ikramiyeye hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın … yönünden reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne karar verilmiş, davacı üçüncü kişiler vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından hüküm istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince görevi başında vefat eden memurun emekli ikramiyesinin terekeye dahil olmadığı, bu nedenle haczedilemeyeceği gerekçesiyle davalı alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı … yönünden ise emekli ikramiyesi üzerindeki hakkının miras hukukundan ve mirasçılık sıfatından kaynaklandığı, mirası reddetmiş olması nedeniyle …’a isabet eden miktarın haczedilebileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişiler vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK 96. maddesine dayalı istihkak iddiasının kabulü talebine ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı üçüncü kişiler vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, Emekli Sandığı Kanunu 89. maddesi uyarınca emekli ikramiyesini talep etmeden ölen iştirakçinin, emekli ikramiyesinin tamamı dul ve yetim aylığına hak kazanan yakınlarına payları oranında ödenecektir. Bu düzenleme ile birlikte Yasa’da; 18 yaşını tamamlamış erkek çocuklar yükseköğrenim görmeleri şartıyla yetim aylığına hak kazanacağı düzenlenmiştir. Davacı …, sigortalı babasının ölüm tarihi itibariyle Yasa’da belirtilen şartları taşımadığından yetim aylığına hak kazanamayacak ise de ikramiyenin tamamının dul ve yetim aylığına hak kazanan kişilere ödeneceği Sosyal Güvenlik Yasası’nda hüküm altına alındığından, …’a ödenmesi gereken miktar terekeye aktarılmaksızın diğer mirasçılara dağıtılacaktır.
Hal böyle olunca, Mahkemece, haczine karar verilen emekli ikramiyesinin tamamı terekeye dahil edilmeyip hak sahipliği Sosyal Güvenlik Yasası’ndan kaynaklanan diğer davacılara ödeme yapılacağı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 10,00 TL’nin temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı üçüncü kişiye iadesine, 15.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi