YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10106
KARAR NO : 2012/11449
KARAR TARİHİ : 30.11.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının reddine,
2-Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçlu şikayetinde takipten sonraki faiz oranının fahiş olduğu ve türünün de belirtilmediği nedeniyle faiz miktarına itiraz etmiş, mahkemece takibe konu senet metninde faiz kısmı boş bırakıldığı için adi kanuni faiz oranı üstünde kalan kısım bakımından takibin iptaline karar verilmiştir.
İcra takibinin dayanağı Tarım Kredi Kooperatifinin verdiği kredi ile ilgili olarak düzenlenmiş borç senetleri olup, bu belgeler 1581 Sayılı Kanunun 12.maddesi gereğince ilam niteliğindedir.
Somut olayda; alacaklı tarafından takip konusu yapılan borç senedinde, vade tarihi açıkça gösterilmiştir. Bu durumda borçlu, borcunu belirlenen ödeme tarihinde ödemek zorundadır. Vade tarihinde borç ödenmediği takdirde temerrüt oluşacağından bu tarih itibariyle alacağa faiz yürütülebilir. Borç senedinin içeriğinde borcun yazıldığı tarihten itibaren yıl sonunda ve ayrıca yılbaşından vade tarihine kadar geçen günler için faiz oranlarındaki artışlar ve genelgelerdeki belirlenen esaslar nazara alınarak faiz miktarının hesaplanması ve kapitalize edilmesi suretiyle faiz alacağı belirlenmişdir.
Böylece taraflar arasında imzalanan borç senedinde mürekkep faiz yürütüleceği kabul edilmişse de alacaklı kooperatifin bağlı bulunduğu Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Kanundan doğan bu yetkisini kullanarak kooperatif ortakları lehine değişik tarihlerde genelgeler yayınlayarak sözleşme dışında bir hesaplama yöntemi benimsemiş ve bu genelgeler ortaklar tarafından kabul edilmiş ve uygulama bu şekilde sürüp gitmiştir. Yetkili merciin yetkisi dahilinde yürürlüğe koyduğu bu genelgelerin öncelikle uygulanmasında zaruret vardır. Mahkemece yukarıdaki ilkeler doğrultusunda denetime elverişli bilirkişi raporu alınmadan, takibe konu senet metninde faiz kısmı boş bırakıldığı için davacı tarafından faiz bakımından yapılan itirazın kabulüne, adi kanuni faiz oranı üstünde kalan kısım bakımından takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK.nun 366. ve HMK.nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 30.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.