YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3194
KARAR NO : 2021/2009
KARAR TARİHİ : 04.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.05.2018 tarih ve 2014/619-2018/619 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … ve Akmetal Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2021 günü hazır bulunan davacı asil … ve vekili Av. … ile davalılar … ve Akmetal Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı …’ın Akdeniz İnşaat Taahhüt ve Madencilik Ltd. Şti.’nin %50 paya sahip ortakları olduğunu, davalı …’ın müvekkilinin imzasını taklit ederek Akdeniz İnşaat Taahhüt ve Madencilik Ltd. Şti.’nin Akmetal Madencilik San. ve Tic. A.Ş. ile birleşmesine ilişkin ortaklar kurulu kararı aldığını ortaklık ilişkisinin devamının imkansız hale geldiğini ileri sürerek birleşme kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile Akdeniz İnşaat Taahhüt ve Madencilik Ltd. Şti.’nin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve Akmetal Madencilik ve Ticaret Ltd. Şti. vekili, yetki ve husumet itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı …’in Akdeniz İnş. Taah. ve Madencilik Ltd. Şti.’nin ortakları olduğu, davalı …’in 05.07.2007 tarihinde davacı …’in imzasını taklit ederek Akdeniz İnş. Taah. ve Madencilik Ltd. Şti.’nin tüm aktif ve pasifleri ile birlikte Akmetal Madencilik Ltd. Şti. ile birleştirilmesine dair karar alarak, Ticaret Sicilinde ilan ettirdiği, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/269 E. Sayılı dava dosyasında, davacı adına atfen atılan imzaların sahte olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından, davacının Akdeniz İnş. Taah. ve Madencilik Ltd. Şti.’nin 05.07.2007 tarih ve 43 nolu ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkin talebinin kabulüne, Akdeniz İnş. Taah. ve Madencilik Ltd. Şti.’nin 05.07.2007 tarih ve 43 nolu ortaklar kurulu kararı ile Akmetal Madencilik San. ve Tic.A.Ş. İle birleşmesi nedeniyle, Akdeniz İnş. Taah. ve Madencilik Ltd. Şti.’nin tüzel kişiliği kalmadığından bu davalı hakkında açılan ortaklar kurulu kararının iptali ve haklı nedenlerle feshe ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkin davaların sadece ilgili şirkete açılması gerektiğinden, davalı … hakkında açılan ortaklar kurulu kararının iptaline ilişkin davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, haklı nedenlerle fesih davası, sadece feshi istenen şirkete karşı açılması gerektiğinden, davalılar … ve Akmetal Madencilik San. Tic. A.Ş.hakkında açılan Akdeniz İnş. Taah. ve Madencilik Ltd. Şti.’nin feshine ilişkin davanın bu davalılar yönünden de pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … ve Akmetal Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar … ve Akmetal Madencilik San. ve Tic. A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar … ve Akmetal Madencilik San. Tic. A.Ş. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı … ve Akmetal Madencilik San. ve Tic. A.Ş.’den alınarak, davacıya verilmesine, istekleri halinde aşağıda yazılı 29,50 TL harcın temyiz eden davalılar … ve Akmetal Madencilik San. ve Tic. A.Ş.’ye iadesine, 04.03.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Türk Hukukunda eTTK’nın döneminde şirketler faslında tescilin iyileştirici etkisine ilişkin açık bir düzenleme yok ise de, anılan etkinin işin niteliği uyarınca var olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca birleşme kararının tescilinden çok sonra davanın açıldığı da açıkça anlaşılmaktadır. Bunun yanında özellikle birleşen ve ticaret sicilinden terkin edilen şirketin yeniden sicile kaydında yapılacak işlemlerin zorluğu, uzun süre sonra Genel Kurul Kararı’nın yokluğunun ileri sürüldüğü göz önüne alındığında, tescilin iyileştirici etkisi nedeniyle genel kurul kararının yokluğunun TMK m. 2 uyarınca ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla, davacının ancak birleşilen davalı şirketin feshini isteyebileceği ve dolayısı ile bozma görüşünde olduğum için çoğunluğun onama görüşüne katılamıyorum.