Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/15402 E. 2020/7762 K. 18.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15402
KARAR NO : 2020/7762
KARAR TARİHİ : 18.11.2020

Mahkeme : ADANA Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : 1- Mahkûmiyet; Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/10/2019 tarih, 2018/530 esas ve 2019/418 sayılı kararı
2- İstinaf başvurusunun esastan reddi; Adana Bölge Adliye Mahkemesi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanıklar müdafileri ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin istemlerinin, 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile 5271 sayılı Kanunun 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca; takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
A- Sanık … hakkındaki temyiz talebinin incelenmesinde:
Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03351 uzmanlık numaralı raporu gereğince sanık …’nın sattığı kabul edilen tanık …’dan ele geçirilen maddenin sentetik kannobinoidlerden 5F-ADB(5F-MDMB-PINACA) aktif maddesini içerdiğinin açıkça tespit edilmesi karşısında tebliğnamedeki maddenin bonzai katkılı olması sebebiyle etki oranının adli tıp kurumu eliyle tespit edilmesi gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında hükme esas alınan telefon görüşmelerine ilişkin çözüm tutanakları ile CMK’nın 135. maddesi uyarınca sanık hakkındaki iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınmasına ilişkin kararların, yargılama aşamasında getirtilip sanığa okunmadan hüküm kurulduğu anlaşıldığından, dinleme kararları ve iletişim tespit çözüm tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosya içerisine konulmasından sonra, sanığa okunup diyeceklerinin sorulması gerekmekte ise de; olayların delilinin iletişim tespit tutanaklarından ibaret olmadığı fiziki takip tutanakları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla belirtilen eksiklik bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf talebinin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
B- Sanık … hakkındaki temyiz talebinin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık … ve müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
1- Sanık hakkında hükme esas alınan telefon görüşmelerine ilişkin çözüm tutanakları ile CMK’nın 135. maddesi uyarınca sanık hakkındaki iletişimin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınmasına ilişkin kararların dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespit tutanaklarının ve dinleme kararlarının asılları veya onaylı örneklerinin denetime olanak sağlayacak biçimde dosyada bulundurulması, iletişim tespit çözüm tutanaklarının sanığa duruşmada okunarak diyeceklerinin sorulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre;
Dosya içindeki iletişim tespit çözüm tutanakları, tanık …’in sadece bu dosya kapsamında yargılanan hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen hüküm Bölge Adliye Mahkemesince bozulan sanık … ile görüştüklerini tespit eden 01/06/2018 tarihli fiziki takip tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; sanık …’un, uyuşturucu madde temin etmeye çalışan tanık …’i sanık … ile buluşmalarını sağlamak için onları yönlendirip telefon görüşmeleri yapması şeklindeki eyleminin diğer sanığın eylemine TCK’nın 37. maddesi kapsamında iştirak olarak kabul edilemeyeceği, TCK’nın 39/2. maddesi uyarınca “suçun işlenmesine yardım eden” konumunda bulunduğu ve hakkında TCK’nın 39/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 37. maddesi uyarınca “fiili birlikte gerçekleştiren” konumunda olduğu kabul edilerek, yazılı şekilde fazla ceza verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …’un ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14/02/2020 tarih 2020/381 esas ve 2020/362 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmadığından sanık hakkında ki salıverilme talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine, 18/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.