YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14037
KARAR NO : 2013/20079
KARAR TARİHİ : 08.11.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2011 gün ve 2011/649-2011/1089 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı … arasında 16.10.1998 tarihli kredi sözleşmesi ile 2.500 TL kredi açıldığını, diğer davalının dava konusu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılara 05.12.2000 tarihinde ihtarname gönderilerek kredi borcunun faiz ve fer’ileriyle birlikte ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalıların herhangi bir ödemede bulunmadıklarını, ileri sürerek 3.780,39 TL ana para, 61.230,03 TL faiz ve 3.061,50 TL BSMV olmak üzere toplam 68.071, 92 TL alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı … vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce vekalet ücreti yönünden davalı … yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuş, mahkemenin 29.07.2013 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin karar düzeltme süresi geçtikten sonra 29/07/2013 tarihinde karar düzeltme talep ettiği gerekçesiyle talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dairemizin 13.05.2013 tarih, 2012/10917 E. ve 2013/9793 K. sayılı bozma ilamının davacı vekiline 16.07.2013 tarihinde tebliğinden sonra davacı vekili 29.07.2013 tarihli dilekçesi ile karar düzeltme talebinde bulunmasına rağmen mahkemece, 29.07.2013 tarihli ek karar ile süre yönünden talebi reddedilmiştir. HUMK’nun 440-442. maddelerinde karar düzeltme yolu düzenlenmiştir. Karar düzeltme talebi, temyiz incelemesi sonucunda kararı vermiş olan Yargıtay Dairesinde incelenip karar bağlanır. Yargıtay kararının karar düzeltme istenebilecek kararlardan olup olmadığı, süresinde karar düzeltme yoluna başvurulup başvurulmadığı ve diğer usuli eksiklikler yönünden ön inceleme yetkisi, her halde kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulan Yargıtay Dairesi’ne aittir. HUMK’nun 432/4. maddesi hükmü burada kıyas yoluyla uygulanmaz. Bu nedenle mahkemenin 29.07.2013 tarihli ek kararla, davacının karar düzeltme isteminin reddi usul ve Yasaya aykırı olup, bu ek karara ilişkin temyiz isteminin kabulü ile ek kararın kaldırılarak, asıl karara yönelik Dairemiz ilamına karşı karar düzeltme isteminin incelenmesine geçilmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Dairemizin 13.05.2013 tarih 2012/10197 E. – 2013/9793 K. sayılı bozma ilamı davacı vekiline 16.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili, 29.07.2013 tarihinde karar düzeltme isteminde bulunmuş olmakla, HUMK’nun 440. maddesinde düzenlenen yasal süresinde karar düzeltme talep edilmiştir. Ancak, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 4146 sayılı Yasa ile değişik 440/III-2.maddesi uyarınca HUMK.nun 8.maddesinde gösterilen davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlara karşı karar düzeltme isteminde bulunulamaz. Davacı vekili, 29.07.2013 günlü dilekçe ile İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/649-1089 E.K. sayılı kararının bozulmasına dair Dairemizin 13.05.2013 tarih 2012/10917 E. ve 2013/9793 K. sayılı ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuş olup, anılan yasa hükmü uyarınca davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkemece tesis edilen temyiz isteminin reddine dair 29.07.2013 tarihli ek kararın kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, davacı … Bank taraf harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.