Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/16002 E. 2020/8478 K. 02.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16002
KARAR NO : 2020/8478
KARAR TARİHİ : 02.12.2020

Mahkeme : BAKIRKÖY 5. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm/Karar : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Temyiz incelemesi sanıklar …, … ve … müdafilerinin süresindeki isteği nedeniyle bu sanıklar hakkında duruşmalı, sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin, kanuni süresinden sonra olması nedeniyle, 5320 sayılı Kanunun 8/1, 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek ve duruşmalı inceleme talebinde bulunan sanık … müdafiinin yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemesi nedeniyle sanıklar …, … ve duruşma talebi bulunmayan diğer sanıklar hakkında duruşmasız olarak yapılmıştır.
A) Sanıklar …,…,… hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Olay tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda ”uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediği anlaşılan sanıklar …, …, … ve … hakkında, belirlenen temel ceza üzerinden zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi ve 02/12/2014 tarihinde sanıklar … ve …’ın, 03/11/2014 tarihinde sanıklar … ve … ‘ın işledikleri iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin ekspertiz raporlarının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; varsa aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek dosyaya konulması, bulunmaması halinde ekspertiz raporlarının alınması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmadaki sözlü savunmalarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların, eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık … hakkında TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden hak yoksunluğuna karar verilmesi suretiyle TCK’nın 53/4. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili hüküm fıkrasından sonra gelmek üzere ”Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık … hakkında TCK’nın 53 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, ” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç ../…
tipi ile yaptırımların, aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargılama sırasında aynı yargı çevresinde bulunan Silivri 8 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olarak bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu duruşmada hazır edilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan, yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
D) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Hükme esas alınan 03/11/2014 tarihli olayda ele geçirilen suç konusu uyuşturucu madde ile ilgili ekspertiz raporunun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, ekspertiz raporunun varsa aslı veya onaylı örneğinin dosya içerisine konulması, uyuşturucu madde ile ilgili ekspertiz raporu yoksa uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması ve duruşmada okunarak sanığa diyeceklerinin sorulması ve sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları ile duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
E) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3 ve CMK’nın 230/1. maddeleri gereğince, hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, lehe ve aleyhe kanıtların ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, bu kapsamda sanıkların hangi tarihte kimle ne şekilde telefon konuşması yaptığının ve bu konuşmaların gerçekleşen somut olay ve olgularla bağlantısının gösterilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın sabit kabul edilen fiilleri ve tarihleri açıklanarak nitelendirilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının saptanması gerektiği gözetilmeden, yetersiz ve soyut gerekçe ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
F) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların, aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-UYAP üzerinden yapılan araştırmada; sanık hakkında 2014 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açıldığı ve İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinde 2015/185 esas numarası ile yargılama yapıldığı ve dosyanın halen derdest olarak gözüktüğü anlaşıldığından, belirtilen dosyanın hukuki …/….
denetime elverecek şekilde getirtilerek, suç ve iddianame tarihleri göz önüne alınarak hukuki kesinti oluşup oluşmadığı değerlendirildikten sonra, hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılan dava derdest ise aralarındaki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın aslı ya da onaylı fotokopilerinin temyiz denetimine olanak verecek şekilde getirtilerek bu dosya içine konulması; tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- İletişim tespit ve olay tutanakları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri sabit olan dosyanın diğer sanıkların isminin sanık tarafından verilmesinin suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım olarak değerlendirilemeyeceğinden TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı ancak sanığın savunması üzerine … hakkında soruşturma yürütülüp kamu davası açılması için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmakla; söz konusu suç duyurusu sonucunda kamu davasının açılıp açılmadığı araştırılıp, kamu davasının açılmış ise yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmemiş ise her iki dosyanın birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyaların aslı ya da onaylı fotokopileri temyiz denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun ve hakkında TCK’nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3- 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA,
02/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

TEFHİM TUTANAĞI

02.12.2020 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı … ’nın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …, sanık … müdafii Avukat … ile sanık … müdafii Av….’ın yokluklarında, 03.12.2020 tarihinde, açık olarak okundu.