YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15419
KARAR NO : 2020/8167
KARAR TARİHİ : 25.11.2020
Mahkeme : NEVŞEHİR 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet (sanıklar … hakkında)
Beraat (sanık … hakkında)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A-Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyizde sanığın hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. ve 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
B-Sanıklar … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Temyiz incelemesi duruşmalı inceleme talebinde bulunan sanık … müdafiinin yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemesi ve mazeret de bildirmemesi nedeniyle duruşmasız olarak yapılmıştır.
a-Hükme esas alınan 08.05.2015 tarihinde sanık … ve haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca soruşturma yapılan tanıklar …’den, 10.05.2015 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan tanık …’den ele geçirilen maddelere ilişkin uzmanlık raporunun, olay yakalama tutanaklarının, tanıkların ve sanığın olaydan sonra verdiği ifade tutanaklarının aslı ya da onaylı suretinin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; söz konusu belgelerin aslı veya onaylı örneğinin hukuki denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine konulmadan karar verilmesi,
Kabule göre;
b-Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin 08.05.2015 yerine 02.05.2015 olarak yanlış yazılması,
c-Adli emanetin 2015/424 sırasında kayıtlı sanık …’a ait cep telefonunun ve 2015/554 sırasında kayıtlı sanık …’un evinde ele geçen eşyaların müsaderesine karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi,
d- Hükümden sonra 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle TCK’nın 53. maddesinin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
e- Sanık … açısından;
İçeriğine değişik anlamlar yüklenebilecek soyut telefon görüşmeleri ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlen yapılan tanık …’nın görgüye dayanmayan soyut beyanı dışında aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada; arama sonucu ele geçen uyuşturucu maddeyi, kendisinin diğer sanık …’a verdiğini söyleyerek ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunan sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
f-Sanık … açısından;
1- Dosya içindeki iletişim tespit çözüm tutanakları, tanık …’in beyanı, olay tutanağı, 10.05.2015 tarihli fiziki takip tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, uyuşturucu madde temin etmeye çalışan tanık …’in sanık … ile buluşmasını sağlamak için tanık … ve sanık …’u yönlendirmekten ibaret eyleminin diğer sanığın eylemine TCK’nın 37. maddesi kapsamında iştirak olarak kabul edilemeyeceği, TCK’nın 39/2. maddesi uyarınca “suçun işlenmesine yardım eden” konumunda bulunduğu ve hakkında TCK’nın 39/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 37. maddesi uyarınca “fiili birlikte gerçekleştiren” konumunda olduğu kabul edilerek, yazılı şekilde fazla ceza verilmesi,
2- 08.05.2015 tarihli olay tutanağı içeriği, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanıklar …’in beyanları ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın içinde bulunduğu araçta ele geçirilen ve kişisel kullanım sınırında olan uyuşturucu maddeyi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hüküm kurulması gerekirken, 08.05.2015 tarihli eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçu açısından artırım sebebi kabul edilerek TCK’nın 43. maddesi uyarınca fazla ceza tayini,
3-Tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmüne konu eylemin hakaret suçu olmasına rağmen yağma olarak yazılması
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
25.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.