YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15977
KARAR NO : 2021/766
KARAR TARİHİ : 11.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre; zamanaşımını kesen son işlem olan 06.06.2016 tarihli mahkumiyet kararı ile inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen dört yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında silahla yaşamsal tehlike oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Katılanın yaralanmasına ilişkin Çerkezköy Devlet Hastanesince düzenlenen 29.09.2014 tarihli kati raporda “Sağ uyluk üst dış kısımda mermi deliği, sol diz dış üst kısımda mermi deliği, sol diz alt dış kısımda mermi deliği, sol baldırda dizin alt iç kısmında mermi deliği, grafi de sağ femurda parçalı cisim kırığı.Bu bulgularla BTM ile iyileşmez. Hayati tehlikesi vardır, kırığın hayati fonksiyonlarına etkisi 5. (ağır) derecedir” şeklinde belirtilmiş ise de; katılandaki hangi yaralanmanın yaşamsal tehlikeye neden olduğu hususunda raporda açıklık olmadığı gözetildiğinde, katılanın yaralanmasına ilişki tedavi evrakları, grafiler, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın adli tıp kurumu şube müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmaların yaşamsal tehlikeye neden olup olmadığı hususunda rapor aldırıldıktan sonra, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, YCGK’nun 20.11.2018 tarih 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik’in 20. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 11.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.