Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/16690 E. 2021/773 K. 11.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16690
KARAR NO : 2021/773
KARAR TARİHİ : 11.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu basit kasten yaralama eylemi yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmüne, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibarıyla Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Trafikteki anlaşmazlık nedeniyle başlayan tartışmada, katılan …’un sanık ve yanındaki arkadaşına hakaret ettiği iddiası kapsamında; mahkemece sanık hakkında haksız tahrik hükmü uygulanmış ise de, cezadan (1/4) ila (3/4) oranları arasında indirim öngören TCK’nin 29. maddesi uygulanırken, haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmemesi, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden en üst hadden indirim yapılarak eksik ceza tayini,
3) 5237 sayılı Kanun’un 50. maddesi gereğince hâkim seçenek yaptırım tayininde takdir yetkisini haiz ise de bu takdirini kanunda sayılan “…suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre….” şeklindeki ilkeler çerçevesinde kullanmak durumunda olduğu, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın işlenen suçla ilgisi olmayan hükümlünün ıslahı amacına hizmet etmeyen, “içkili eğlence yerlerine gitmekten yasaklanması” seçenek yaptırımına çevrilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
4) Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nin 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nin 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nin 232/6. maddesine aykırı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.