YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15994
KARAR NO : 2021/1602
KARAR TARİHİ : 20.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına” ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanık hakkında silahla basit yaralamaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 35. maddeleri gereğince kamu davası açılması karşısında, tamamlanmış suçtan hüküm kurulabilmesi için, iddianamede yer alan TCK’nin 35. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihinde kesinleşmiş, 05.07.2013 tarih ve 2013/207 Esas – 2013/240 Karar sayılı 5237 sayılı TCK’nin 85/1, 22/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca verilen 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün taksirli öldürme suçuna ilişkin olması ve 5237 sayılı TCK’nin 58/4. maddesi uyarınca kasıtlı suçlarla taksirli suçlar arasında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağından söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı, bunun yerine sanığın adli sicil kaydında yer alan Hacıbektaş Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2013 tarihinde kesinleşmiş, 07.03.2012 tarih ve 2004/29 Esas – 2012/18 Karar sayılı 765 sayılı TCK’nin 258/1. maddesi uyarınca verilen 6 ay 4 gün hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/01/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.