Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/16893 E. 2021/2325 K. 28.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16893
KARAR NO : 2021/2325
KARAR TARİHİ : 28.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … …hakkında, katılan sanık …’e karşı “Kasten Yaralama” suçundan verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı Kararı ile aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, temyizen incelenmeyen hükmün mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık … hakkında, katılan sanık …’e karşı “Kasten Yaralama” suçundan verilen “Beraat” kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre katılan sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Katılan sanık … hakkında …’ya karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında aynı zamanda …’ya karşı işlediği ve uzlaşma kapsamında bulunmayan TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddeleri kapsamında yer alan “Kasten Yaralama” suçundan kamu davası açılması ve…’e karşı gerçekleştirilen eylemin uzlaşmaya tabi olmaması karşısında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereği uzlaşmaya tabi olmayan bir suçla birlikte …’ya karşı işlenen TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Kasten Yaralama” suçunun da uzlaşma kapsamında olmadığı ancak, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi suretiyle yapılan değişiklik itibariyle sanığın, …’ya karşı “basit yaralama” eyleminin, farklı mağdura karşı işlenmiş olması sebebiyle uzlaşma hükümlerinin uygulanabilir hale geldiği gözetilerek, katılan sanık … ile … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
4) Katılan sanık … hakkında Gülser Sıdar’a karşı “Tehdit” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmaları ile üzerine atılı suçu kabul etmediğini beyan etmesi, tanıklar tarafından tehdit eyleminin doğrulanmaması karşısında sanığın üzerine atılı suçu işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Sanık hakkında aynı zamanda …’ya karşı işlediği ve uzlaşma kapsamında bulunmayan TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddeleri kapsamında yer alan “Kasten Yaralama” suçundan kamu davası açılması ve…’e karşı gerçekleştirilen eylemin uzlaşmaya tabi olmaması karşısında, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereği uzlaşmaya tabi olmayan bir suçla birlikte Gülser’e karşı işlenen TCK’nin 106/1-2. cümlesi kapsamında yer alan “Tehdit” suçunun da uzlaşma kapsamında olmadığı ancak, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi suretiyle yapılan değişiklik itibariyle sanığın, Gülser’e karşı “Tehdit” eyleminin, farklı mağdura karşı işlenmiş olması sebebiyle uzlaşma hükümlerinin uygulanabilir hale geldiği gözetilerek, katılan sanık … ile Gülser arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
5) Katılan sanık … hakkında …’ya karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Oluş, iddia, dosya kapsamı, katılan sanık …’nın aşamalarda değişmeyen savunması, katılanlar …, … …’nın beyanlarına göre aynı apartmada yaşayan taraflar arasında önceye dayalı apartman tadilatına ilişkin meseleler sebebiyle çıkan sözlü tartışmanın küfürleşmeye ve akabinde kavgaya dönüştüğü olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, katılan sanık … hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (¼) uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28/01/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.