Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/17069 E. 2021/2375 K. 28.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17069
KARAR NO : 2021/2375
KARAR TARİHİ : 28.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre sanık müdafiin duruşma isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sağır ve dilsiz olması nedeniyle iletişim kurulamadığı, söylenenleri anlamadığı gözlemlenen mağdurun beyanının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun CMK’nin 202. maddesi uyarınca işaret dili uzmanı bulundurularak ve 234/2 maddesinde yer alan, “Mağdur, on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malul olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında mağdura vekil tayin edilerek alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/2-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
3) Mağdurun sağır ve dilsiz olması nedeniyle suç tarihi itibarıyla mağdurun ruh ve beden bakımından kendini savunamayacak durumda olup olmadığına dair rapor aldırılması ile sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-b maddesinin uygulama alanı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 28.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.