Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/16927 E. 2021/2218 K. 27.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16927
KARAR NO : 2021/2218
KARAR TARİHİ : 27.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur hakkında Girne Asker Hastanesi KBB Uzmanı tarafından düzenlenen 25.07.2014 tarihli raporda “darp rapor incelendiğinde vücudunda tespit edilen bulguların 26.05.2014 tarihinde oluştuğu düşünülerek, alınan darbeler sonucunda yüzde burun kemiğinde değişiklik ve burun kırığı meydana gelmiş olup hayati fonksiyonları etkilememiştir, hayati tehlikesi yoktur, BTM ile giderilebilir, kati hekim raporudur” şeklinde görüş belirtildiği, 31.05.2016 tarihli Batman Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan raporda ise “olay tarihli tıbbi evrakta şahsın çeşitli yaralanmaları tanımlanmış olup burnuyla ilgili herhangi bir tanıma ya da grafi değerlendirmesine yer verilmediği, söz konusu burun eğriliğinin olayda mevcut tıbbi evraka göre iliyeti kurulmadığı buna göre, mevcut yaralanmaların yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, vücutta kemik kırılmasına neden olmadığı, yaralanma fiilinin kişi üzerindeki etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu” şeklinde görüş belirtildiği bu haliyle raporlar arasında çelişki bulunduğundan mağdurun tüm tedavi evrakları, raporları,epikriz, film ve grafilerinin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek, yaralanmasının vücutta kemik kırığına veya çıkığına neden olup olmadığı, neden olmuşsa hayati fonksiyonlara etkisinin kaçıncı derece olduğu, mağdurda kemik kırığı veya çıkığı mevcut ise sanığın eylemi sonucunda oluşup oluşmadığı ve yine 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm ölçütlere göre yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yetersiz ve çelişkili rapora dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Mahkemece ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümleri uygulanırken, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı kararı ile bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere ve yine TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi de nazara alınarak asgari oranda (1/4) indirim yapılması gerekirken, (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 27.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.