YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/29
KARAR NO : 2020/16291
KARAR TARİHİ : 23.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … ile davalı-karşı davacı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 17.03.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle davacının, 01.05.2006-15.05.2013 tarihleri arasında …’ne ait işyerinde bulunan, … Paz. San. ve Tic. A.Ş.’ye ait veznede, özürlü kadrosunda çalıştığını,davacının en son ücretinin brüt 1.858,00 TL; net 1.350,00 TL olduğunu, davacının davalı işyerinde 08:00-16:00 saatleri arasında çalıştığını, ayrıca her ay 2 Cumartesi günü de çalışmaya devam ettiğini, davacının hak ve alacaklarını istediğini, davalı işverenin de davacının işten çıkmaya zorladığını, neticede davacının işten ayrılmak zorunda kaldığını, neticede kıdem ve ihbar tazminatları ile hafta tatili ücret alacağının davalılardan tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı -Karşı Davacı … Pazarlama …ve Tic.A.Ş. Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın haksız ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkiline ait işyerinde 01.05.2006-14.05.2013 tarihleri arasında çalıştığını, davacının devlet memuru olması nedeniyle istifa ederek işten ayrıldığını, davacının fazla mesai yapmadığını, izin ücret alacağının ihbar tazminatına mahsup edildiğini, neticede asıl davanın reddi ile, iş akdinin davacı tarafından haklı neden olmadan ve ihbar öneline uymadan feshedildiği için ihbar tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Cevabının Özeti:
Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde özetle davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, … ile … arasında, 01.06.2006 tarihli … Veznelerinden Nakit Tahsilatı Protokolü imzalandığını,davacının da iş bu protokol kapsamında diğer davalının personeli olarak çalıştığını,bu nedenle davacının taleplerinden de diğer davalının sorumlu olduğunu,davacının memur olması nedeniyle istifa ederek işten ayrıldığını,neticede davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı karşı davacı …. vekili ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında, davalı karşı davacı …. ile davalı … arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve bunun sonucu olarak davalı …’nün dava konusu alacaklardan sorumlu olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” denilmektedir.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de, tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Alt işveren sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Dosya içeriğine göre, …’nün mevcut veznelerinden ve banka ile yazılı mutabakat sağlanarak açılacak veznelerden, … abonelerine ait su faturaları tahsilatı işinin, 01.06.2006 tarihli … Veznelerinden Nakit Tahsilatı Protokolü ile davalı-karşı davacı … Paz. …ve Tic. A.Ş.’nin bağlı bulunduğu … Bankası T.A.O.’ya verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile, davalı karşı davacı … Pazarlama …ve Tic. A.Ş. ile davalı … arasında imzalanan protokol nazara alındığında davalı karşı davacı …’nin sadece İski abonelerine ait su faturalarının tahsilatını yaptığı, davacının …’nin çalışanı olduğu, davalı … ile davalı karşı davacı … ile arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı … açılan davanın husumetten reddi gerekirken, asıl işveren olarak kabulü ile davacının taleplerinden sorumlu tutulması hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.