Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/17679 E. 2012/26008 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17679
KARAR NO : 2012/26008
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki devre tatil sözleşmesinin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı şirketin elemanlarının psikolojik baskısı altında davalı şirketle 29/04/2009 tarihinde devre tatil sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme gereği 7.000,00 TL ödediğini, sözleşmenin kendisi ile müzakere edilmediğini, devre tatil hakkını hiç kullanmadığını, yer tahsisi yapılmadığını, her yıl için 150 Euro ödeme konulduğunu sonradan anladığını, bunun üzerine sözleşmeyi fesih etmek için davalıya başvurduğunu fakat sonuç alamadığını belirterek sözleşmenin feshini ve ödediği 7.000.00 TL’nin iadesini talep etmiştir.
Davalı, davacı ile 29.04.2009 tarihinde kapıdan satış niteliğindeki devre tatil sözleşmesi imzalandığını, davacının ise 15 ay sonra ihtar çekerek sözleşmeyi feshetmek istediğini, cayma hakkının süresinde kullanılmadığını ve sözleşmenin hükümsüzlüğünü ileri sürmenin M.K. 2’inci maddesine aykırı olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, cayma hakkının süresinde kullanılmadığı, engel yokken davacının tatil hakkını kullanmadığı, davacının sözleşmeyi benimsediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 29.04.2009 tarihinde devre tatil sözleşmesini imzaladığını, sözleşmeden kaynaklanan tüm borcu ödediğini sözleşmenin kendisi ile müzakere edilmediğini yer tesliminin yapılmadığını fazladan her yıl para talep edildiğini belirterek sözleşmenin feshi ile, … olduğu bedelin iadesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.
4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı TKHK’nun 8/1 maddesinde, “kapıdan satış, işyeri, fuar, panayır gibi satış mekânları dışında önceden mutabakat olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlardır.” şeklinde tanımlanmış olup, davacının davalıyla imzalamış olduğu 29.04.2009 tarihli sözleşmenin kapıdan satış şeklinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum davalınında kabulündedir. Bu tip satışlar, tecrübe ve muayene koşullu satışlardan olduğundan, cayma hakkı ancak hizmetin ifasından sonra başka bir ifade ile tatil hakkı kullanıldıktan sonra işlemeye başlayacak olup bu süre içinde sözleşme askıdadır. Davacının devre tatil hakkını kullanmadığı dosya içeriğiyle sabit olup bu durumda, cayma hakkını kullanma süresi henüz başlamamış olduğundan davacının cayma hakkını kullanması mümkündür. O halde mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.