YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16947
KARAR NO : 2021/2257
KARAR TARİHİ : 27.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İddianamede sanık olarak belirtilmemekle birlikte, anlatım kısmından … hakkında da davalar açıldığı anlaşılmakla, bu davalarla ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde hüküm tesisi mümkün olmakla yapılan incelemede;
Sanıklar …’in temyiz dilekçeleri içeriğinden sadece haklarında verilen mahkumiyet hükümlerini sanık sıfatıyla temyize konu ettikleri belirlenerek yapılan incelemede;
1) Katılan sanık … ve sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen kararlara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, sanık müdafinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıklardan Ömer hakkında katılan …’ye, sanık … hakkında ise Adnan’a yönelik kasten yaralama suçlarından verilen beraat kararlarına ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin ayrı ayrı reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3) Sanıklar … hakkında katılan sanık …’e yönelik silahla kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Katılan hakkında İzmir Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda “yüzde sabit iz açısından olay tarihinden 6 ay sonra muayene edilip rapor düzenlenmek üzere şahsın müracaatının sağlanması gerektiğinin” belirtildiği halde, olay tarihinden 6 ay geçmeden 05.11.2014 tarihinde ve katılanın şahsen muayenesi yapılmadan dosya ve belgeler üzerinden yapılan inceleme ile rapor düzenlendiği ve bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmakla, katılanın tüm raporları ve tedavi evrakları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkedilip TCK’nin 86 ve 87. maddeleri kapsamında kati rapor alındıktan sonra, sanıkların hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanıklar hakkında TCK’nin 62. maddesinde öngörülen “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi hususlar değerlendirilerek TCK’nin 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması, uygulanmama gerekçesinin gösterilmemesi,
c) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin kimden geldiği hususunda tarafların farklı beyanlarda bulunduğu, ancak ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği anlaşılmakla, CGK’nin 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu husus nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4)Sanık … hakkında müşteki sanık …’e yönelik silahla kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın müştekiye karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçu bakımından; Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, müştekinin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
b) Sanık hakkında TCK’nin 62. maddesinde öngörülen “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi hususlar değerlendirilerek TCK’nin 62.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması, uygulanmama gerekçesinin gösterilmemesi,
c) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin kimden geldiği hususunda tarafların farklı beyanlarda bulunduğu, ancak ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği anlaşılmakla, CGK’nın 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu husus nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5) Sanıklar…ve …hakkında müşteki sanık …’a yönelik silahla kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Taraflar arasında çıkan kavgada sanık …’in yerden aldığı taşı müşteki Adnan’ın kafasına vurmasının ardından kanlar akar vaziyette müştekinin evinin hemen önünde durmakta olduğu, az sonra olay yerine gelen diğer sanık …’ın da savunmasız durumda bulunan müştekiye yerden aldığı taşı atmak suretiyle yaraladığı, sanıkların eyleminin iştirak iradesi içinde gerçekleştiği değerlendirilerek yapılan incelemede;
a) Müştekinin yaralanmasına ilişkin, İzmir Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen adli rapora göre; sanıkların eylemi nedeniyle müştekinin hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali (TCK’nin 87/3ve 87/1-d maddeleri) ile atılı suçu işleyen sanıklar hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, TCK’nin 3. Maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de gözetilerek hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenecek temel cezadan 86/3-e maddesi uyarınca silahtan arttırım yapıldıktan sonra aynı yasanın 87/1-d-son maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanıklar hakkında TCK’nin 62. maddesinde öngörülen “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi hususlar değerlendirilerek TCK’nin 62.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması, uygulanmama gerekçesinin gösterilmemesi,
c) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin kimden geldiği hususunda tarafların farklı beyanlarda bulunduğu, ancak ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği anlaşılmakla, CGK’nin 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu husus nedeniyle sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
6) Sanık … hakkında müşteki sanık …’e yönelik silahla kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Müşteki hakkında İzmir Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda “yüzde sabit iz açısından olay tarihinden 6 ay sonra muayene edilip rapor düzenlenmek üzere şahsın müracaatının sağlanması gerektiğinin” belirtildiği halde, olay tarihinden 6 ay geçmeden 05.11.2014 tarihinde ve katılanın şahsen muayenesi yapılmadan dosya ve belgeler üzerinden yapılan inceleme ile rapor düzenlendiği ve bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmakla, katılanın tüm raporları ve tedavi evrakları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkedilip TCK.’nin 86 ve 87.maddeleri kapsamında kati rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanık hakkında TCK’nin 62. maddesinde öngörülen “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi hususlar değerlendirilerek TCK’nin 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması, uygulanmama gerekçesinin gösterilmemesi,
c) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin kimden geldiği hususunda tarafların farklı beyanlarda bulunduğu, ancak ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği anlaşılmakla, CGK’nın 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu husus nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
7) Sanık … hakkında müşteki Ali’ye yönelik silahla kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanık hakkında TCK’nin 62. maddesinde öngörülen “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri” gibi hususlar değerlendirilerek TCK’nin 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması, uygulanmama gerekçesinin gösterilmemesi,
b) Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda, ilk haksız hareketin kimden geldiği hususunda tarafların farklı beyanlarda bulunduğu, ancak ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği anlaşılmakla, CGK’nın 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu husus nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanıp uygulanmayacağının hükümde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.