Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/3940 E. 2020/6161 K. 18.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3940
KARAR NO : 2020/6161
KARAR TARİHİ : 18.11.2020

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hükümler : Sanık … hakkında: CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
Sanık … hakkında: TCK’nın 85/2, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanık …’ın beraatine, sanık …’in mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A-Sanık … müdafinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın on yıl hapis cezasından aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre, 03.10.2014 günü, saat 10:50 sıralarında sanık şoför …’in sevk ve idaresindeki çekici ve buna bağlı yarı römork ile yerleşim yeri dışında bölünmüş üç şeritli otoyolda seyir halindeyken emniyet şeridinde arıza nedeniyle ard arda park etmiş kamyonlardan sanık … yönetimindeki kamyon ile bu aracın önündeki sanık … yönetimindeki kamyona da çarpıp direksiyon hakimiyetini kaybederek sol şeritte seyreden katılan … yönetimindeki otomobil ile çarpışması sonucu asli kusurlu olarak 1 kişinin ölmesine, 1 kişinin hayat fonksiyonlarına 6.derece, 1. kişinin 4. derece, 2 kişinin 1.derece etkili kırık oluşacak şekilde, 1 kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, suçun sanık tarafından işlenmediğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, sanığın savunmasının dikkate alınmadığına, müvekkilinin tekerleri yola taşan ve aniden yola çıkan sürücüye çarpmamak için şeritten çıkmak zorunda kaldığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, bilirkişi raporunun sanığa tebilğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına, TCK’nın 62. maddesinin uygulanmamasına, lehe hükümlerin uygulanmamasına, eksik soruşturma yapıldığına, usulsüz park eden araçlar nedeniyle kazanın olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Taksirle işlenen suçta TCK’nın 50. maddesine yer olmadığına karar verilirken sanığın “kastının yoğunluğu” nun gerekçe olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün beşinci paragrafında yer alan “kastının yoğunluğu” ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık … müdafii tarafından yapılan temyiz itirazının vekalet ücretine hasren olduğu anlaşılmakla;
Beraat eden ve yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususların aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (4) nolu bendi çıkarılarak yerine “Beraat eden sanıklar … ve … lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 3000 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine” yazılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.