Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/3400 E. 2021/949 K. 26.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3400
KARAR NO : 2021/949
KARAR TARİHİ : 26.01.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. maddesindeki; “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” şeklindeki düzenleme gereğince, sanığın katılanın kimliğini kullanarak ilgili GSM şirketine yönelik 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesi kapsamında düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle dava açılmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanığın, katılan … ile tanık …’ın birlikte yaşadıkları evde bir hafta misafir olarak kaldığı, katılanın bu süre içinde kimliğini kaybettiği ve tüm aramalara rağmen bulamadığı, daha sonra sanık tarafından bulduğundan bahisle iade edildiği, sanığın bu kimliği kullanarak katılanın bilgisi ve rızası dışında … İletişim isimli iş yerinden 0544 385 22 00 nolu telefon hattını katılan adına aldığı, daha sonra GSM şirketi tarafından fatura gönderilmesi sonucu katılanın durumdan haberdar olduğu, sanık soruşturma aşamasında katılanı tanımadığını, Seydişehir’de hiç kalmadığını beyan etmesine rağmen mahkemede katılan ile aynı evde bir hafta süreyle kaldığını ve katılanın isteği üzerine söz konusu aboneliği aldığını beyan etmesi karşısında; söz konusu telefon aboneliğine ilişkin alınan TİB kayıtlarına ve bu kayıtlarda görüşme yapılan kişilerin ifadelerine göre aboneliğin sanık tarafından kullanıldığı sabit olup, sanığın misafir olarak kaldığı katılanın ikametinden, bilgisi ve rızası dışında kimliğini aldığı anlaşılmakla, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyeti yerine dosya kapsamına uygun olmayan, aşamalarda çelişki arz eden soyut ve inkara yönelik savunmasına itibar edilip yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2. 10/11/2008 gün ve 27050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun’un 56/2. maddesi delaletiyle 63/10. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve bu hükmün TCK’nın 75. maddesi uyarınca ön ödemeye tabi olduğu gözetilerek, sanığa ön ödeme önerisinde bulunulduktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.01.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.