Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/5741 E. 2010/6704 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5741
KARAR NO : 2010/6704
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

MAHKEMESİ : … 1. Asliye (Tüketici) Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … Tic Ltd. Şti aleyhine 18/08/2008 gününde verilen dilekçe ile ayıplı malın misli ile değişimi, olmazsa bedeli indirilmek veya ücretsiz onarım hakkının tanınmasının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, ayıplı malın ayıpsızı ile değiştirilmesi ya da bedel indirimi ile ücretiz onarım hakkı tanınmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı şirketin ithal ettiği aracı satın aldığını, garanti süresi içinde on üç kez farklı nedenle, dört kez aynı nedenle arızalanıp onarım gören araçtaki arıza giderilmediğinden, aracın onarımının olanaksız olduğunu belirterek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, olmadığı takdirde, ayıp oranında bedelden indirim veya ücretsiz onarım hakkına sahip olmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı yan, davanın zamanaşımına uğradığını, araçta üretimden kaynaklanan bir hata bulunmadığını, sorunun yakıttan kaynaklandığını, aracın davacıya sorunsuz olarak teslim edildiğini, bu nedenle ayıpsız misli ile değişim koşullarının oluşmadığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, araçta somut herhangi bir soruna rastlanmadığı, dava tarihinde garanti süresinin dolduğu, garanti süresinde gerçekleştiği anlaşılan arızalar nedeniyle seçimlik hakkını onarımdan yana kullanan davacının, 4077 sayılı Yasa’nın 13. maddesindeki koşullar oluşmadığından 4. maddedeki hakları kullanamayacağı, üretimden kaynaklanan açık ve gizli bir ayıbın bulunmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, teknik yönden yapılan inceleme sonucu; araçta meydana gelen arızaların yakıt kalitesi veya araçta var olan EGR sisteminden kaynaklanabileceği, nitel gözlemlerde herhangi bir somut soruna rastlanmadığı, yakıtın bilimsel analizinin yapılmasının gerektiği, davacının iddiaları yakıttan kaynaklanmıyorsa araçta üretim hatası olup olmadığını anlaşılması için mutlaka bilimsel ölçümlerle birlikte analiz yapılması gerektiği vurgulanmıştır.
Gerekli incelemelerin usulünce yapılmadığı anlaşılan ve kesin bir kanaat içermeyen bilirkişi raporu karar vermeye yeterli değildir. Davacının iddiası, arızanın üretim hatasından kaynaklandığı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu yönündedir. Bu nedenle yerel mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak araçtaki arızanın nedeninin araştırılması ve sorunun üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi gerekir. Gerekçeye göre dava, hem süresinde açılmadığından, hem de esastan reddedilmiş ise de, araçta ayıp varsa bunun gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı belirlenerek, öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı irdelenip sonucuna göre gerekirse işin esasına girilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik araştırmaya ve yetersiz bilirkişi incelemesine dayalı olarak karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA 03/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.