YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14252
KARAR NO : 2013/19456
KARAR TARİHİ : 01.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2010 tarih ve 2007/140-2010/452 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme ile davalıya kredi kullandırıldığını ancak davacının borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilerek davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, süresi içinde itirazın iptali davası açılamadığını ileri sürerek, toplam 25.391,44 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek % 180 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu alacağın tüketici kredisi vasfında olduğu yönündeki bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.257,12 TL ana para, 20.662,94 TL temerrüt faizi, 1.033,14 TL BSMV ve 205 TL masraf olmak üzere toplam 24.158,20 TL’nin dava tarihinden itibaren 5464 Sayılı Yasa gereğince Merkez Bankası’nca çıkartılan kredi kartı işlemlerine uygulanacak azami faiz oranına göre işleyecek faiz ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı temyiz etmiştir.
1- Dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı vekili müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme ile davalıya kredi kullandırıldığını, davacının borcunu ödememesi üzerine hesabın kat edilerek, davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ancak süresi içerisinde itirazın iptali davası açamadıklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Buna karşın mahkemece davalı adına gönderilen dava dilekçesini içerir tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğ edilememesi üzerine mahkemece gerekli araştırma yapılmaksızın ilanen tebligat yoluna gidildiği, gerekçeli karar evrakının da aynı şekilde tebliğ edilmesi üzerine dairemizce yapılan geri çevirme işlemi üzerine davalının Mernis adresine tebligat yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece yapılan yargılama sırasında taraf teşkilinin sağlanmadığı ve davalının savunma hakkının kısıtlandığı göz önüne alınmaksızın, davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekili ile davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre davacı vekili ile davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.